Klasspor - Bülent Atlas - Sahadan oynanmayan futbol Gençlerbirliği'nin kaderi ile oynuyor... yazısı

Site İçi Arama


SAHADAN OYNANMAYAN FUTBOL GENÇLERBİRLİĞİ'NİN KADERİ İLE OYNUYOR...

11451 Okunma


Erkan Sözeri muhteşem bir insan.

Düzgün, dürüst, kaliteli.

Gençlerbirliği, ikinci sırada ve zirve mücadelesinden yara alsa bile kopmuyor.

Erkan Sözeri, Gençlerbirliği hocalığına çok yakışıyor.

Şampiyonluğu da Erkan Sözeri ile yaşamak Gençlerbirliği taraftarının sanırım en büyük isteklerinden bir tanesi.

Gençlerbirliği yönetimi de tamamen kendi hataları ile küme düşen takımı tekrar Süper Lige çıkarabilmek için bu sezon büyük oranda doğru hamlelere imza attı.

Bu konuda hemen hemen herkesin benzer düşündüğünü tahmin ediyorum.

Güzel sözler ve cümleleri zaten sezon başından beri söylüyoruz.

Şimdi testi kırılmadan önce söylenmesi gereken hatta geç bile kalınmış bazı konuları dillendirmeye sıra geldi.

TAKIM KÖTÜ GİDİNCE Mİ ELEŞTİRİLER BAŞLADI?

Erkan hoca geçtiğimiz hafta düzenlediği basın toplantısında takımın kötü gitmesiyle birlikte sanki bir yerlerden düğmeye basılmış gibi eleştirilerin başladığından bahsetti.

Erkan hocayı eleştirenleri iki kategoride değerlendirmek lazım.

İlki Gençlerbirliği’nin iyi gitmesini istemesi zaten beklenmeyen, batırdığı kulüpler ile nam salmış bir teknik direktörün yanaşması olarak takılan ve sosyal medya hesaplarına göre kendini hala gazeteci olarak zanneden şahıs.

İkincisi ise takımın oynadığı futboldan memnun olmasa da alınan sonuçlardan dolayı susan, ancak artık iyi sonuç alınmaması ile birlikte ilk yarıda toplanan krediler tükendikçe eleştirilerini yüksek sesle dillendirmeye başlayanlar.

Ben seri galibiyetlerin sarhoşluğu yaşanırken bile basın toplantılarında, Erkan hoca ile yaptığım görüşmelerde oynanan futbolu beğenmediğimin altını defalarca çizmiş olmanın rahatlığı ile söylüyorum.

Gençlerbirliği futbol oynamıyor. Ve ilk yarıda toplanan puanların halüsinasyonundan çıkıp gerçeklerle yüzleşemiyor.

GENÇLERBİRLİĞİ, KLİŞE YETMEZLİĞİ YAŞIYOR

Herkesin kullandığı klişelerin içine sıkışıp kalmış bir Gençlerbirliği var.

“Bu ligde böyle futbol oynanıyor.”

“Güzel futbol değil, skor önemli.”

“Yarım gol olsun, bizim olsun.”

“Şampiyon olalım da güzel futbol önemli değil.”

Bu ligde böyle futbol oynanmıyor ve futbol oynanmadan da şampiyon olunmuyor.

Erkan hoca basın toplantısında Selçuk’un takımın en çok koşan adam olmasına methiyeler düzerken, takımın geri kalanının neden koşmadığı konusunda bir açıklamada bulunmuyor.

İkinci yarıda beklerin performansının düşmesini kanat elemanlarının performansına bağlıyor da o kanatta oynayan oyuncuları hangi kriterlere göre belirlediğini söylemiyor. Artık taraftar klişesine dönen “Elinde Matei gibi bir adam varken neden oynatılmıyor?” cümlesinin karşılığını mantıklı bir şekilde izah edemiyor.

Her basın toplantısında Erkan hoca maçı kazanmak için sahada her şeyi yaptıklarını söylese de bırakın kanatlardan etkili ortaları, şişirme toplardan başka bir şey göremedim.

Erkan hocaya göre muhteşem güzel oynayan bir Gençlerbirliği’ne karşı rakipler kilitleniyor, göbekten giremiyoruz, oyunu kanatlara taşıyıp öyle gol arıyoruz.

Elinde Nobre varken de öyle yapıyoruz, Stancu varken de…

Erkan hoca, analiz ekibinden ceza alanı dışından kaç şut çektiğimizi, kaçının kaleyi tuttuğunu, kaçının gol olduğunu bir çıkarttırabilirse demek istediğim daha net ortaya çıkacak.

Bu sezon Gençlerbirliği'nin ceza alanı dışından gol attığını hatırlayan var mı?

Ya da bu sezon kaç serbest vuruş kazandığımızın istatistiğini Erkan hoca bir basın toplantısında bizimle paylaşabilir mi?

Maç başı ortalaması 1’in üzerinde çıkar mı acaba?

Peki serbest vuruşlardan kaç kez rakip fileleri havalandırabildik?

Yanlışım yoksa bir tek Gazişehir maçı.

Sorumu değiştiriyorum.

Afyon maçında ceza alanı dışından iki tane serbest vuruş kazandı Gençlerbirliği.

Erkan hoca kulübede “Bu gol olur” heyecanını yaşadı mı?

Ya da yaşayan var mı?

Bu takımda kimse duran top çalışmıyor mu ki bütün toplar ya tribünlere gidiyor ya da barajda kalıyor?

Devam edeyim.

Aranızda “Hakem net penaltımızı yedi” dediğiniz kaç pozisyon oldu?

Ya da kaç penaltı kullandık?

Malum ceza alanı dışından serbest vuruş kazanabilmek için, ceza alanı içinde penaltı kazanabilmek için o bölgede yoğunlaşmak gerekiyor, kaleye biraz dik oynamak gerekiyor.

Bu sezon kanat elemanlarının kaleye diklemesine gitmeyi bırakın denediğini düşündüğünü gördünüz mü?

Sessegnon’u bile tembelleştiren bir futbol anlayışı var. Geçen sezon o iğrenç futbolda bile Sessegnon’un yüzünü kaleye doğru yönlenmiş görürdük. Bu sezon her ayağındaki top kanun maddesiymiş gibi kanatlara yönlenir oldu.

Erkan hocanın "Kazanan kadro değişmez" muhafazakarlığının yanı sıra bir de oyun sistemini değiştirmede de bir muhafazakarlığı var.

Takım iyi oynayıp kazanırken de oyun akışını çeşitlendirmiyor, yenilmeye başlayınca da değiştirmiyor.

Hep aynı klişe. Şişir topu, biri ceza alanında vurursa ya da karambol olursa gol olur. Defans sağlam zaten az gol yiyor.

Gençlerbirliği'nin başka taktiği olmadığını gören rakipler de zaten olayı çözdü. Bu basit numaraları yemiyorlar. En kötü 1 puanı alıyorlar. 

Üstüne üstük Erkan hocanın takım seri galibiyetler alırken savunduğu kadro muhafazakarlığının ceremesini çekiyoruz. Kulübede bekleyen Rahmetullah, Berat gibi oyunu değiştirebilecek dinamizmdeki genç oyuncular, zorlu periyotta hazır olmadıkları için alternatif teşkil edemiyor.

“Böyle zor maçlarda ortaya atamayız, hazır değiller” klişesi de burada devreye giriyor. Zamanında oynatılmayan futbolcu tabi hazır olmaz.

Orta sahada Selçuk, Bekir, Yasin gibi aynı tip oyuncular ile maça çıkıyoruz. Sessegnon’u iyi besleyemediğimiz için de ilerde çoğalamıyoruz.

Bunu ilk kez bu sezon tribünlerde yer almaya başlayan taraftarlar bile görüyor ama Erkan hoca ısrarla görmüyor.

Erkan hoca sahadaki bu dizilimi de mantık kuralları ile algılayamayıp saha dışı nedenler ile ilişkilendirenlere de tepki gösteriyor.

Herkesin bu kadar güvendiği ve sevdiği bir hoca için artık saha dışı nedenler düşünülmeye başlandıysa Erkan Sözeri'nin "Ben nerede hata yapıyorum" demesi gerekmez mi?

Düşünenlerde mi suç yoksa yaşananlarda mı? 

Yoksa Gençlerbirliği düşmanlarının kıştırtması klişesine mi sarılalım?

NEDENLERİ GÖRMEDEN SORUNLAR NASIL DÜZELTİLECEK?

Sahadaki kötü futbolu şansızlığa bağlamak Erkan hocanın sorunların farkında olmadığını gösterir ki bu bana göre daha büyük bir sorundur.

" Her şey yolunda ama nedenini anlayamadığımız bir şeyler var" cümlesi ise benim yukarıda bahsetmeye çalıştığım şeyleri Erkan hocanın görmediğini ve bu sorunun bundan sonra nasıl çözüleceğini bilmediğini işaret eder.

Gazetecinin, taraftarın artık emin olduğu sorunları bir kulübün teknik direktörü göremiyor ise "Rahat olun, şampiyon olacağız" sözüne nasıl güvenilmesini bekler.

Başta Erkan hoca olmak üzere tüm takımın bir şeyin farkına varması gerekiyor.

Sahada oynanmayan futbol, Gençlerbirliği’nin kaderi ile oynuyor.

Bu kulübün kaderi ile oynamaya ne Erkan hocanın ne futbolcuların ne de Murat Cavcav ve yönetiminin hakkı var.

Bu kulüp sırtını siyasete dayamadan, kendi gücü ile ayakta durmaya çalıştı yıllardır.

Geçen sezon en nazik ifade ile çok büyük bir facia yaşadı.

Bu sezon bu faciadan kurtulmak için tarihi bir yıl.

Ve kimsenin görevini eksik yapma gibi bir lüksü yok.

Özellikle geçen sezon küme düşen kadrodan kalan futbolcuların.

Erkan hocanın şapkasını önüne koyup düşünmesi lazım.

Futbolcuların şapkalarını önlerine koyup düşünmesi lazım.

Düşünmüyorlarsa Gençlerbirliği yönetiminin takımın ikinci olmasına bakmadan yeni şeyler düşünmesi lazım…

Facebook Yorumları
Facebook üzerinden yorum var.
Site Yorumları
YORUM YAZ
Adınız:
Yorum:
Okuyucularımızın görüşleri bizim için çok önemlidir.
İçinde küfür, hakaret, tehdit, aşağılama bulunmayan; aynı bilgisayardan farklı isimler ile yazılmayan tüm yorumlar yöneticilerimizin onayından geçtikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.
12
Şampiyon Gençler
7 Mart 201914:11
10 yaşında oğlum bile sonuncu Karabük gol attığın da " bizim niye böyle golümüz yok" demesi herşeyi anlatıyor.Anlamadığım olay 10 yaşında bir çocuğun gördüğünü koca kulüpte görenin olmaması.Mesele hocanın ismi değil kulubun geleceğidir.Umarım deli ibo o hoş gelen ve tribünde keyif alınan maçları bize izleme fırsatı verir.
11
Şampiyon Gençler
7 Mart 201913:27
10 yaşında oğlum bile sonuncu Karabük gol attığın da " bizim niye böyle golümüz yok" demesi herşeyi anlatıyor.Anlamadığım olay 10 yaşında bir çocuğun gördüğünü koca kulüpte görenin olmaması.Mesele hocanın ismi değil kulubun geleceğidir.Umarım deli ibo o hoş gelen ve tribünde keyif alınan maçları bize izleme fırsatı verir.
10
Genc
4 Mart 201922:57
Erkan Sözeri kolayca kahraman olabilecekken lanetlenen adam olmaya zorluyor.
9
Benim Aklım Almıyor
4 Mart 201921:01
Abicim Erkan Sözerinin futbolcular üzerinde saygınlığı ve otoritesi kalmadı bu saha kenarından çok net anlaşılıyor. Düzgün bir şekilde yollar ayrılıp İbrahim Üzülmez getirilmeli. Çok rahat yükseleceğimiz üst lige basiretsiz ve iş bilmez yönetime Erkan sözeride eklenince çıkamayız!!! Vallahi seneye üstten düşen takımlara bakınca böyle fırsat bulamayız
8
Mert
4 Mart 201917:53
Bülent Atlas'tan geç kalmış bir yazı yine de daha fazla geç olmadan nokta atışı tespitlerle herkesin okuması gereken bir yazı. Herkes okumasa da olur çünkü ben dahil, konuştuğum ve yorumlarına tanık olduğum çok sayıda Gençlerbirliği taraftarı bu yazıda özetlenen sorunlarda hemfikir. Bu yazıya hiçbir futbol bilgisi olmayan ama arada bir maç izleyen insanlar bile imza atar. Bizim kafamız net ancak yönetimin bir planı var mı hiç sanmıyorum. Öncelikle şu "iyi niyetli, dürüst hoca" klişesi baygınlık verdi. Elbette karakter herşeyin önünde ancak bu kadar sıradan özellikler bile sürekli bu kadar öne çıkıyorsa o camiada sorun var demektir. Özat nasıl bir etki bıraktıysa normal bir insanı "efendilik abidesi" yapıyoruz. Oysa böyle çok sayıda isim var. Mesele Altınordu maçından sonra bir Altınordu hocasının birde Erkan hocanın açıklamalarına baktım "işte efendilik ve futbol bilgisi Altınordu hocasında" dedim. Geçelim bu iyi niyet teranelerini. Gerçekten samimi ise istifa etmeli daha fazla zarar vermeden. Bu "iyi niyet" yüzünden transfer yapmadı "41 puan alan oyuncularına saygısızlık olurmuş" diye. O oyuncuların acaba bu kulübe saygısı var mı bu futbolla. Ahmet Oğuz'un, Alper'in, Hakan'ın, Jailton'un yani vasatın altında topçuların canı sıkılmasın diye transfer istemedin. Bak Afyonspor devre arası savunmasını tamamen yeniledi, Elazığspor 22 transfer yaptı. O kadar maliyetli de değil bu ligde oyuncu bulmak. Ama Erkan hoca pozisyona bile girmediğimiz maçlardan sonra "iyi oynadık oyuncularımı tebrik ediyorum" demekten geri durmadı. Bu iyi niyeti ben istemiyorum arkadaş.
7
Murat
4 Mart 201916:13
Bülent beyden yine tam yerinde, tam zamanında bir yazı. Erkan hocayı hepimiz çok seviyoruz ancak yeteneklerinin kısıtlı olduğunu da artık gösterdi. Afyon maçı adeta ben bu kadarım dedi. Şampiyon olmak istiyorsan acil bir kan değişikliği lazım.
6
Murat Cavcavın telefon numarasını bilen varmı?
4 Mart 201912:05
Abi sahidenn bizim takımda yönetici olarak 1 tane futboldan anlayan adan yok!!! Önümüzdeki 10 maç bizim için fırsat ancak bu fırsatı erken Sözeri gibi adamla geçemeyiz lütfen duy artık sesimizi Murat Cavcav. Erkan Sözeri iyi adamsa enişten yap ama takımı 10 maçlık periyottta allah rızası İçin ona emanet etme!!! Vallahi billahi bu oyunla çıkamayız!!! Çok yaklaştık rakipler zayıf fikstür avantajımız var ancak takımda teknik adam yokkkk
5
06vkr
4 Mart 201911:44
Bülent Abi kalemine sağlık. Takımımız adına bu tarz yazılarını daha çok görmek istiyoruz burada. Söylenmesi gereken her şeyi söylemişsin. umarım Erkan hoca da okur bu satırları ve yapılması gerekenleri yapmaya başlar. ilk olarak nereden başlamalıyım bilmiyorum. Einstein;'ın delilik tanımı : " aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek". Erkan Hoca gerçekten çok dürüst, iyi niyetli, saygın ve efendi bir insan ancak 11 maçlık seriden sonra da işler kötüye gitmeye başlamasıyla halen aynı oyun sistemine devam etmesi ve kadroda dahi en ufak bir değişiklik yapmaması malesef ki bu tanımın içine giriyor. kendisini çok seviyorum , tesislerde bir kez görüşme fırsatımda olmuştu. o zaman sormuştum hocam Rahmetullah gibi bir orta sahamız var ne zaman oynayacak bu çocuk diye. "Fırsat buldukça onu da değerlendireceğiz " demişti ama şimdi anlıyorum bu sözün aslında hocanın muhafazakar kadro ve muhafazakar oyun anlayışının devam ettiğinin ve bizi geçiştirmek için söylenmiş bir söz olduğunu. Rahmetullah ya da diğer genç yeteneklerimiz süper lig görmüş, süper lig tecrübesi kazanmış, gelecek vaadeden , takımın yaş ortalamasını düşürüp, takıma dinamizm getirecek oyunculardır. Erkan hoca'nın tekrar düşünmesi için tavsiyede bulunuyorum. Einstein'ın tanımına gelecek olursak şu an da Gençlerbirliği yönetiminin ve teknik ekibinin yaptığı şey tam olarak da budur. Kadroyu hocanın ısrarları üzerine zenginleştirmediler (Stancu hariç) ve oyun sisteminde de hiç bir değişikilik yapmadılar ! o zaman hocayı eleştirmiştim " transfer yapmak 41 puanı yapan bu çocuklara etmek anlamına gelir " sözünü. malesef bu söylem ne kadar iyi niyetle ve samimiyetle söylenmiş olsa da profesyonel spor dünyasında yeri yok ! bu tarz söylemlerde bulunmak ve daha da kötüsü bunu uygulamak; hem Gençlerbirliğinde oynayan futbolcular açısından kötüdür hem de camia ve taraftar açısından. çünkü ALper'i alternatifsiz bırkmak, Mert'i alterneatifsiz bırakmak, bu çocukların kendini geliştirmesi anlamında onların önünde bir engel oluşturur. çünkü alternatifi yok. kimse bana kalkıp da "ama Arnason veya BArış var demesin" . tenezzül edip cevaplamam bile ! Malesef kıymetli hocamızın bu eylemi sonucu biz çok kötü gittiğimiz o 4 maçlık mağlubiyet serilerinde dahi oyuna müdahele edemek ! neden ; kadro derinliği yok, klübü de oyunu değiştirebilecek ya da en azından oyuna katkı verebilecek bir adam dahi yok ! Hocamız lig başından beri "KENDİSİNİN DE İTİRAF " ettiği üzere FUTBOLUMUZUN İYİ OLMADIĞININ FARKINDA. ve malesef ki mağlubiyet serisini "neden olduğunu bilemiyoruz, üstümüz de bir kısmetsizlik, şanszlık var " gibi söylemlerle belirtti. ki bu çok yazık ! yani futbolun kötü olduğunun farkında olan bir hocanın , seri mağlubiyetlerin farkında olmaması çok kötü. peki bu kötü futbolu değiştirmek için herhangi bir şey yapıldı mı , Hayır ! ne sistem değiştirildi, ne oyuncu grubu değiştirildi, ne gençlere şans verildi, ne taktik değişikliğe gidildi ! yani herhangi bir şey denenmedi bile. lütfen geçen hafta oynadığımız Ümraniyespor ve bu hafta oynadığımız Afyonspor maçlarının ne kadar farklı olduğuna dikkat edin. Geçen hafta adeta sahada bir Barcelona görüntüsü veren takım, mükemmel bir oyun vardı. bu hafta ise BAL liginden bir takım. bu kadar istikrarsızlık sizce normal mi?! bu tek bir sebebe bağlanabilir ; başarısızlık ve başarının artık şans faktörüne bağlı olması . Afyon biraz daha yetenekli olabilse bize bu gün 3 atar giderlerdi. bu kadart net söylüyorum, zira hocamız da belirtmiş ! oyun sistemine gelecek olursak ; 1.bölge MErt'in gelmesi ile tekrar eski hüviyetine kavuştu, ön liberolar Selçuk ve Yasin formda ve 1. bölgeyle bağlantıları gayet iyi. tekrar o gol yemeyen Gençlerbirliği hüviyetine kavuştuk. Ancak Ahmet Oğuz ve Alper'in düşük performansları gerçekten de tartışmasızdır ve önlem alınması gerekir. ne hücum da etkililer ne de savunmada ! Alper yine bir nebze daha iyi ancak Ahmet'in bugüne kadar adam eksilttiğini, 90 dakikayı kondisyonda bir eksiklik omadan tamamladığını, savunma kademesinde hata yapmadan oyunu bitirdiğini görmedim. 2. bölge ise tam bir Texas . Bülent abi'nin dediği "elinde bir Matei var , neden kullanmıyorsun" sözü bir klişeden öte bir hakikattir ve sezon başından beri söylüyoruz. Sessegnon sezon başından beri oynamıyor (1-2 maç hariç) . çünkü yalnız kalıyor, topla buluşamıyor. Matei onun yanına monte edilebilir. Çünkü Sesse oynadığı zaman, yani orta saha çalıştığı zaman takım uçuyor. bunu görmek bu kadar zor mu ! bu futbolun en temel kuralıdır. Forvetleri besleyen orta saha olmadan nasıl skor üretilir ! 2. ve 3. bölge işte bu yüzde kopuk. Sesse ortada yalnız, ayağına gelen her topu kanatlara iletiyor,kanatlar ne yapıyor ????? yorumsuz ! keşke çok iyi işleyen kanatlarımız olsa da neyse desek ama yok ! dikine oynamaya çalışıyor muyuz ? hayır ? Neden , Sessegnon bir MEssi değil, ikinci bir Sesse de yok ve takımın oyun sistemi buna müsait değil ! Bülent abinin de bahsettiği üzere sezon başından beri yanlış hatırlamıyorsam 1 penaltımızın oluşu , serbest vuruş golümüzün 1 oluşu hep bu yüzden. her şeyin başı Felsefe ve Düşünmek. Değişimin başlaması için önce bilgi sonra da bilgi temelli düşünme eyleminin olması lazım . Çok muhterem kıymetli hocamıza sesleniyorum : " bizler hiç bir çıkarımız olmadan, taraftar olarak gördüğümüz yanlışlıkları sizlere iletiyoruz. kuşkusuz sizin futbol bilginiz bizden kat be kat üstündür ancak lütfen bu uyarıları dikkate alın. almıyorsanız da, eleştirileri kabul etmiyorsanız da bu sistem ve kadro muhafazakarlığından vazgeçin ve oturup düşünün . Yanlış nerede diye ! Düşünme eylemei olmadan Değişim ve Çözüm gelemez " bu takım İlhan Cavcav sezonun da düştü. ve bu kara lekeyi silmek , süper lige ŞAMPİYON olarak geri dönmek bu camianın namus bıorcudur. MURAT CAVCAV, teknik ekip ve oyunculara sesleniyorum ! Fazlaca eleştirdiysek kusurumuza bakma Kıymetli hocam, ancak kimse Gençlerbirliği'nden üstün değildir. hepimiz de bu takımın daha iyi olması için uğraşıyoruz. lütfen artık İYİ FUTBOL için, ŞAMPİYONLUK için gerekli değişimi başlatın . saygılarımla...
4
SOYLU
4 Mart 201910:05
Bizim sezon başından beri iyi oynadığımız kaç maç sayabiliriz? Özellikle ligin ikinci yarısında takım hüviyetini de kaybettik. Çok dağınık ve şişirme futbol oynuyoruz, ortada taktik ve bireysel beceride olmayınca Gençler birliği ismi ile puan alabilirsek alıyoruz. Hiç kimse Ahmet İlhan'ın sahada kalmasını izah edemez. Rahmettullah gibi genç bir yeteneğin hazır tutulmaması ve hiç forma şansı verilmemesi izah edilemez. Hala her maça aynı kadro ve olmayan taktikle çıkılması izah edilemez. Kapalı oynayan takımlara karşı bir saha dizilişimiz bile yok. Yazıda gayet net anlatılmış ne içeri girme mücadelemiz var nede bir şut denememiz. Tabi ki bunların tek sorumlusu hoca değil ama baş sorumlusu hoca.
3
dm
4 Mart 201909:15
Ahmet Oğuz iyi niyetli ancak hangi maça gittiysem seyircinin ateşlemek istercesine verdiği olumlu tepkiye bile sinirlenip karşı tepki veriyor. sonrada trübine küsüyorlar. takım içinde tam motivasyonlu oyuncular yok. süper lig deneyimi yaşayan oyuncular bu oyuncular. o zamanda izledik şimdide izliyoruz. oyuncuların motivasyonlarında eksiklikler var. sadece claro hatasız oynuyor. takımın geri kalanı hazırlık maçı edasında. bu böyle olduğu sürece bu takım süper ligi unutsun.
2
Profesor Oklitus
4 Mart 201907:29
Olayin temeli ve isleyisi soyle olursa Genclerbirligi tumden degisir. Zaten burada sorun bu sezon Sampiyon olalimda degil. Sampiyon olursa takim seneye yine ayni terane olacak. Kliseler saha icin performans acisindan lige gore degissede sonucta Genclerbirligi kulubunun sebep degismeden farkli sonuc beklemesi gayet mantik disidir.Prensip olarak Bilgi-Fikir-Muhakeme-Elestiri-Degisim-Gelisim siralamasi degisemez. Yoksa zaten tesadufi kismetlerle idare edilir. Kaldiki bu kulup ulke genelinde en saglikli karar verme konusunda pilot kulup olmustur. Su anki durum oz elestiriyi bilmeyenlerin degisim ve gelisim konularinda yetersizliginin eseridir.
1
Mali
4 Mart 201906:54
Birilerinin bunu artık kaleme alması lazımdı. Kalemine sağlık Bülent bey abi. Erkan hocayı sevıyoruz,karakterini beğeniyoruz. Felaket tellahı değiliz ama göz boyamaya kımsenin hakkı yok.
BÜLENT ATLAS



Yazarın Diğer Yazıları