Site İçi Arama


KARGADAN BAŞKA KUŞ TANIMAM...

6972 Okunma


Çocukluğumda babamdan duyduğum çok enteresan bir deyim vardı, “Kargadan başka kuş tanımam” diye.

Kargayı bu kadar özel kılan neydi? Doğada nam salmış o kadar kuş varken kargaya olan bu hayranlık niyeydi?

“En sevdiğin hayvan hangisi?” tarzı çocukluk sorularına ne kadar inatçılığından dolayı keçi desem de benim ruhuma en uygun hayvan aslında karga imiş. Uzun yıllar sonra öğrendim.

Anlatayım hemen…

Kargalardan binlerce yıldır tüm toplumlarda lanet edilerek bahsedilmiş. Sevilememiş bir türlü. Üzerine onlarca atasözü, deyim türetilmiş. Nankörlüğünden tutun, çirkinliğine kadar denmedik söz bırakılmamış bu hayvan için. Muhteşem eserlere imza atan Shakespeare bile güzel sözler ile bahsetmemiş kargadan.

“Besle kargayı oysun gözünü” diye bir deyiş var mesela. Ama bilinenin aksine kargalar ne göz oyar ne de söylendiği gibi bir nankörlük huyları vardır. Nereden mi biliyorum? John N. Marzluff ve Tony Angell tarafından yazılan “Gifts of the Crow” (Karganın Hediyeleri) isimli kitabından. Kendini iyileştiren birinin balkonuna yıllarca hediyeler bıraktığını, korumaya çalıştığını anlatıyor kitap. Kargayı nankör yapan evcilleştirilemiyor olmasından geliyor galiba. Yavru iken alıp evde beslediğini söyleyenler olsa da ne besleyenler ne de kargalar bu durumdan mutlu değil.

Oysa ki, dünyanın en zeki hayvanlarındanmış kargalar. Onlarca el aletinin arasında rengine kadar doğru tornavidayı getirmesinden, teli büküp, yemeği o tel ile çekmesinden bahsediliyor. 100’e yakın kelime öğrenebiliyorlarmış. Onun için bir hayvanı kılavuz olarak kullanacaksanız bu mutlaka karga olmalı. En azından zeki bir yol göstericiniz olur…

Doğada sürü halinde gezen tek kuş türü karga değildir. Ama en toplumcul olanları kargalardır. Bir arkadaşının başına bir şey geldiği zaman hep birlikte saldırırlar. Leylekler gibi arkalarına bakmadan yollarına devam etmezler. Arkadaşlarını olası bir saldırıda korumaya geçerler. Haşmetli şahinlerden, kartallardan kendilerini koruyan bu dayanışma duygusudur. Aile hayatları bile insanlara örnek olabilecek kadar güzeldir. Erkek karga da en az dişi karga kadar yumurtaların üzerine oturur, ailenin her bireyi yavruların beslenmesine yardımcı olur.

Söylenenin aksine tarlalardaki ürünlere kargalar pek zarar vermezler. Asıl dertleri tarlalara zarar veren böcekler, keneler, kımıl zararlılarıdır. Tarlalara asıl zarar veren o böceklerle uğraşırlar ama bir türlü insanlar tarafından takdir edilmezler. Gelmesin diye korkuluklarla engellenirler. Ama kargalar, tarlaları sahiplerine rağmen zararlı böceklerden korumayı sürdürür.

Kargaların sesi pek güzel değildir. Öyle müzik gibi nameler yaymazlar. Tiplerinin de bir albenisi yoktur. Kanaryalar gibi altın kafeste oturup akşama kadar cik cik ötmek kargaların tarzı değildir. Asiliğine yakıştıramaz bir kere. Ekmek elden, su gölden, kafeste mutlu ve huzurlu bir hayat yaşamayı da pek düşünmezler onun için. Çöplükten de olsa kendi yiyeceklerini kendileri bulup çıkarırlar, kimseye müdana etmezler. Bu kimseye eyvallahı olmayışı sayesinde yaratılıştan beri o kadar kötü söze, lanetlenmelere rağmen varlığını sürdürebilmişlerdir. Kargalar, insanlar ile birlikte yeryüzünün ilk misafirleri olmuş. Nereden mi biliyorum? Kuran’ı Kerim’den. Adem ile Havva’nın iki oğlu olmuş. Habil ile Kabil. Allah’ın emri ile Kabil, Habil’i öldürmüş. Maide Suresi, 27-32 ayetinde söyle diyor: “Allah Habil'in cesedini nasıl gömeceğini göstermek üzere bir karga gönderdi. Yeri eşeleyen kargayı gören Kabil, kargadan bile aciz olduğunun farkına vararak yaptığından pişmanlık duydu.”

Birçok hayvan türünün soyu hızla tükenirken kargaların, dünyanın hemen hemen her yerinde sayıları hiç azalmadan yaşamaya devam edebilmeleri başlı başına bu kuşları takdir etmek için yeterli olsa gerek.

Bir spor sitesinde kargalara bu kadar methiye düzmenin ne manası var diyorsunuz değil mi? Haklısınız. Zaten spor ile karga arasındaki ilişki için bir yazı yazmadım. Uçucu kuşlar ile gazetecilik mesleği arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için bu yazıyı yazdım.

Gazeteci adam kargadır. Karga olmalıdır. Gazetecinin sesi çirkin olur. Söyledikleri kimsenin hoşuna gitmez. Gitmemelidir de. Kimseyi mutlu etme gibi bir derdi, sorumluluğu, kaygısı yoktur çünkü. Tarlanın sahibi onu tarlaya sokmamak için korkuluk dahi koysa zararlı böcekleri yemeye devam eder. Kimseden yem, su beklemez. Kendi yemini emeği ile bulur. Kendini kimseye sahiplendirtmez, evcilleştirtmez. Arkadaşına saldıran olduğunda yoluna devam etmez, yardıma koşar.

Sahibinin hoşuna giden güzel nameleri seslendiren kafes içindeki kanarya ya da sahibinin ezberlettiği 20 kelimeyi tekrar eden papağan değildir gazeteci.

Bunu artık fark edin. Eğer bir gün Klasspor’un logusunu değiştirecek olursak benim önerim tartışmasız karga olur. Klasspor’un 7 yıldır yaptığı mücadeleyi en iyi simgeleyen hayvan kargadır çünkü.

Babama katılıyorum.

Ben de Karga’dan başka kuş tanımıyorum…

Facebook Yorumları
Facebook üzerinden yorum var.
Site Yorumları
YORUM YAZ
Adınız:
Yorum:
Güvenlik
Okuyucularımızın görüşleri bizim için çok önemlidir.
İçinde küfür, hakaret, tehdit, aşağılama bulunmayan; aynı bilgisayardan farklı isimler ile yazılmayan tüm yorumlar yöneticilerimizin onayından geçtikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.
6
METE HOCA
4 Ağustos 201517:51
Ellerine sağlık Bülent Atlas. 10 numara 5 yıldız bir yazı olmuş.
5
taşra
20 Temmuz 201513:33
Güzel yazı kaleminize sağlık.K
4
turan
12 Temmuz 201501:11
Bülent Atlas birilerine sağlam bir gönderme yapmış ama kime olduğu belli değil. Ama kargaları taktir ettim. Güzel hayvanlarmış. Gazeteciler de güzel insan olsun. Kanarya, papağan, leylek olmasın. Dik dursun.
3
Eryamanlı
11 Temmuz 201523:29
Sen kargasın iyi gazetecisin ama niye bu Ankaragücü yönetimine size bu kadar hakaret etmelerine rağmen susuyorsun ödül gecesini bile berbat ettiler
2
nedim
11 Temmuz 201523:18
kargalar çok güçlü heyvanlardır.koca leyleği kovaladığını gördüm.
1
HK
11 Temmuz 201522:27
Tebrikler..
BÜLENT ATLAS



Yazarın Diğer Yazıları