Site İçi Arama


BİR BAŞKAN NELERİ YAPMAMALI?

6234 Okunma


Ankaragücü Başkanı  Bent Ahlat’ın cumartesi günü düzenlediği basın toplantısını hayret ve şaşkınlık ile izledim. Transfer yasağının kalkmadığını bilmeme rağmen yeni bahaneleri merak ediyordum. Transfer yasağına neden olan hemen hemen hiçbir futbolcu ile görüşmeden “Cuma günü transfer yasağını kaldıracağız” sözünü tekrarlayan başkan Bent Ahlat bu sefer de olayı Bednar krizi nedeni ile yaşanan zaman kaybına bağladı.

Bir kulübün başkanı  ne söz verdiğini bilmeli...

Bent Ahlat ve ekibi kongreye tek aday olarak girdi. “Transfer yasağını kesin kaldıracağız” sözünü verse de vermese de seçileceği kesindi. Kimse kafasına bu sözü ver diye silah dayamadı. Kendi verdi sözü. Sonra verdiği bu söz yeni sözler doğurdu. Önce bayramdan önceye, sonra geçtiğimiz cuma gününe söz verdi. En son da sözünü bu haftaya aktarmıştı. “Transfer yasağını kaldırmak için elimizden geleni yapacağız. Camiamız bize destek olsun yeter” dese şu an kimse onu sıkıştırmıyor olacaktı. Eski başkanların ve yöneticilerin de zekaları ile dalga geçer gibi “Tüm futbulcular ile anlaştık bir Vassell kaldı” muhabbetine girilmese idi belki sağlam destek bulabilirdi de. Ama öyle yapmadı. Hem taraftara hem de eski yöneticilere " %98 yasağı kaldırdık" dedi. Üstelik hiçbiri ile görüşmeden...

Bir kulübün başkanı  doğruları söylemeli…

Ankaragücü’nde de başka kulüplerde de diploması yeterli olmayan teknik direktörler çalıştı. Diploması yeterli bir yardımcı ile bu sorun çözüldü ve kimsenin bu konuda bir eleştirisi olmadı. Yanlış hatırlamıyorsam Ümit Özat göreve başladığında da benzer bir problem vardı ancak Gökçek yönetimi bunu gizleme ihtiyacı  duymadı. Yılmaz Özlem’i göreve getiren Bent Ahlat diploma sıkıntısını Taner Öcal ile çözdü. Bunda hiçbir garip yan yok. Garip olan kısım Ankaragücü başkanının “Ankaragücü’nde eşit yetkili iki teknik direktör ile anlaştık” açıklamasında. Bunu söylemenin amacı nedir emin olun ben çözemedim. Doğrusunu söylese ne kaybedecekti? Bunu söyleyince ne kazandı?

Bir kulüp başkanı  kimle kavgaya gireceğini bilmeli.

Ankaragücü’nde tribünden geldiğini iddia eden bir başkan kimlerle savaşması gerektiğini, kimlerle polemiğe girmemesi gerektiğini bilmeli. Ankaragücü’nün efsaneleşen oyuncularının, kaptanlarının başında Hakan Kutlu ve Nazmi Erdenerin gelir. Kendi rüştünü ispat etmeye çalışan bir başkanın da medya önünde savaşa girmesi gereken son iki kişi de bu ikisidir. Ankaragücü camiası hataları dahi olsa bu iki isme çok değer verir ve sahiplenir. Bunlara saldırdığın zaman seni karşılarına alır. Taraftarı da alır, medyası da alır, spor camiası da. Yani haklı da olsan bu isimlerle ilgili ciddi bir iddiada bulunacaksan önce camiayı kendine güvendireceksin. Kimlerle kavgaya girmemesi gerektiğini bilmeyen bir başkan yarın çok daha önemli konularda gereksiz münakaşalara girip kulübün canını acıtabilir…

Bir kulüp başkanı  tarihini bilmeli...

Ankaragücü başkanlık koltuğuna oturan biri Ankaragücü’nün tarihini iyi bilmelidir. Tarihi bilmiyorsa bile anayasa gibi olan kulüp tüzüğünün ilk satırlarını  bir okumalıdır. Makine Kimya Endüstrisi bu kulübün sponsoru değildir. Sahibidir, kurucusudur. Hiçbir zaman İstanbul takımlarına sponsor olan Türk Telekom ile mukayese edilemez. Ortada kurum ile bir sorun varsa görüşüp çözülmek zorundadır. Zaten kafası karışık olan Makine Kimya Endüstrisi için “Kan bağımız yoktur” gibi saçma bir açıklamayla polemiğe girilmez. “Tandoğan Tesislerinin boya badanasını bile biz yapıyoruz” gibi gerçek dışı bir açıklama yapılmaz. Tandoğan tesislerinin bakım onarım masraflarından tutun da elektrik, su, doğalgaz, güvenlik, temizlik gibi bir çok ihtiyacını karışlayan Makine Kimya, şu an cebinize giren tek nakit akışının sağlandığı halı sahaların da bakımını yürütüyor. O yüzden kurum ile kavga etmek yerine şu an gıda malzemesi bitmiş olan tesislere erzak göndermeniz daha mantıklı olacak…

Bir kulüp başkanı  gereğini yapmalı...

Bent Ahlat basın toplantısında ortaya çok ciddi bir iddia attı. “Kulüpte sahte faturalarla haksız gelir elde edilmiş” diye. Bunun arkası boş kalmamalı. Kimin döneminde ve ne kadarlık naylon fatura olduğu hemen açıklanmalı ve bu kişilerle ilgili gerekli şikayetlerde bulunulmalı. Bu açıklaması ile suçu tespit etmesine rağmen gereğini yapmıyor ise bu suça kendisi de ortak oluyor demektir…

Bir başkan personeli bayramda maaşsız bırakmamalı...

Bir başkan personelini bayramda maaşsız bırakmaz. Hele hele kasasında o maaşı ödeyecek paranın varlığı biliniyor ise haber bile olmasını istemeden dağıtır. Asgari ücretle çalışıp aylarca maaş alamayan insana üçte birini verelim diye ahlaksız tekliflerde bulunmaz. Çıkıp basın toplantısında, "Bunun neresi ahlaksız?" demez. Bayramda çocuğuna karşı boynu bükük kalan adamlardan sevgi ve saygı beklenmeyeceğini bilir.

Bent Ahlat yukarda saydıklarımı bilmese bile bir şeyin farkında: Yapılan birçok açıklamanın gerçek olmadığını Ankaragücü ile ilgilenen bir çok gazeteci çok iyi biliyor. Gazeteciler artık Ankaragücü başkanı ile görüşme ihtiyacı bile duymuyor. Onun için başkanın işine geldiği gibi haber servisi yapabilecek, olayları çarpıtabilecek, kendi yazdığı yorumlarla aklı sıra olaylara yön verecek, itibarını kaybetmiş kişilerle takılması çok doğal... Gücenmemek lazım...

Fazla uzatmayayım. Her yazımda rica ediyorum. Samimi olun biraz. Boşa hikaye anlatmayın. Ankaragücü camiasının ne vakit kaybedecek hali ne üzerinde oyun oynanacak hali kaldı...

Saygılarımla...

Facebook Yorumları
Facebook üzerinden yorum var.
Site Yorumları
YORUM YAZ
Adınız:
Yorum:
Güvenlik
Okuyucularımızın görüşleri bizim için çok önemlidir.
İçinde küfür, hakaret, tehdit, aşağılama bulunmayan; aynı bilgisayardan farklı isimler ile yazılmayan tüm yorumlar yöneticilerimizin onayından geçtikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.
11
Ercüment Tunçalp
30 Ağustos 201218:06
Bülent kardeşim tebrikler. Birde diğer başkan için yazacaklarını sabırsızlıkla bekliyorum.
10
bırakıp gitsin
30 Ağustos 201210:21
kaldırmaayacaklarsa o yasağı bıraksınlar gitsinler..
9
MUSTAFA BEY
28 Ağustos 201217:54
SİZİN YÖNETİME GÜVENMESİZ KİMSE Yİ BAĞLAMAZ AMA M.G GİBİ AMATÖR EDÜŞER DEMENİZ SİZİN SAHTE ANKARAGÜÇÜ TARAFTARI OLDUĞUNUZU BELLİ EDER. DİMİ. BAŞKANINIZA SELAMLAR O KENDİ İŞİNE BAKSIN SOKAKLAR HAŞAT...... ALLAHDAN BU YÖNETİM GELDİ DE SİZ UYURKEN ONLAR GECE GÜNDÜZ 1 AYDIR EVLERİNE GİTMEYİP ÇALIŞIYORLAR. SİZ DUA EDİNDE ANKARAGÜCÜ ARMASINI AYAKTA TUTAN İNSANLAR VAR....
8
MUSTAFA AKBUNAR
28 Ağustos 201216:22
BEN BU YÖNETİME GÜVENMİYORUM ANKARA GÜCÜMÜZ AMÖTÖR LİGE KADAR DÜŞŞER BUNU YAPANLARADAN ALLAH KATINDA HESAP SORULSUN
7
hasan
28 Ağustos 201209:07
bu takıma yöneticilikten ayrılıncada takım için ağlayacak insanlar gelince adam oluruz. bu güne kadar böyle 1 tane bile yönetici olmadı. o zaman gerisi hikaye
6
Doğruya doğru
27 Ağustos 201223:21
Elinize sağlık, kapak gibi yazı olmuş.
5
çok güzel
27 Ağustos 201218:39
valla ne diyim cok güzel özetlemişsin herşeyi.helal ama anlayana söylenir bunlar..
4
Sokak'taki Güçlü
27 Ağustos 201216:16
Cemal Aydın'ı neden hiç eleştirmiyorsunuz? Hepsinin arkasında onun olduğunu herkes biliyor
3
kayseri
27 Ağustos 201215:19
bülent bey basın toplantısında federasyonun deplasman masrafları ödediğini söylemeyip bizim sayemizde takım kayseriye gitti dediğini atlamışsınız. hiç yakıştırmadım
2
kurtuluş
27 Ağustos 201214:40
Çok güzel bir yazı. Ama bu yazıda söylenenler sadece mevcut başkan için değil yakın zamandaki (CA,gokcekler,ve ca'nın "ceketleri" dahil ve sonraki) diğer başkanlar için de geçerli. Ne zaman güven veren ,aklı başında ve basiretli bir başkanımız olacak...
1
kalemine sağlık
27 Ağustos 201213:47
çok güzel yazmışsın batlas
BÜLENT ATLAS



Yazarın Diğer Yazıları