Site İçi Arama


BEN 10 OYUNCU ALINDI DEMEDİM Kİ. 22 OYUNCU ALINDI DEDİM!

3580 Okunma


Geçtiğimiz hafta 2 köşe yazımda da Gençlerbirliği’nin transfer çılgınlığını madde madde sizlerle paylaştım.

Ümit Özat’ın da Karabükspor maçı sonrası bunları kendi üslubunca cevap vereceğini tahmin ediyordum açıkçası. (Henüz izlememiş olanlar buraya tıklayıp izleyebilir. Bence mutlaka izlenmesi gereken bir açıklama)

Şahsım ile ilgili üslubundaki çirkinliği, kullandığı kelimelere takılmak istemiyorum. İzleyenler, okuyanlar kendi değerlendirmesini kendi yapsın.

Adımı verme cesareti göstermeden 10 dakika üzerime konuşmasını, antrenmana giriş yasağı koymasını da çok önemsediğim söylenemez. Ankara spor basınında yasaklara karşı en şerbetli gazeteci benim. Daha önce de söyledim. İsteyen, istediği yasağı koyabilir. Ben işimi yapmaya devam ederim.

Yazdıklarımda hiçbir afaki bilgi yok. Köşe yazısı bile olsa yorumu sınırlı tutmaya çalışıyorum. Tamamen veriler üzerinden yazılarımı kaleme alıyorum. Sorgulaması, doğru olup olmadığını kontrol etmek çok basit. Açıyorsunuz Futbol Federasyonunun internet sitesini, bütün transfer ve maç verileri karşısınızda. Onun için iftira falan gibi söylemler komik olmaktan öteye gitmiyor.

10 DEĞİL 20 TRANSFER YAPILDI! 2 TANE DE ALTYAPIDAN...

Basın toplantısında Ümit Özat’ın söyledikleri kelimesi kelimesine şöyle: “Biz 10 tane falan oyuncu almadık. Öyle bir algı yaratılıyor. Bizde Serdar Gürler gitti, Serdar Özkan geldi. Aydın gitti, Ahmet geldi. Anıl gitti Ousmane geldi. Selçuk gitti, Diallo geldi. Mehmet Taş maç başı 10 bin liraya geldi, asgari ücret maaşı yok bakın. Erdi zaten genç bir arkadaşımız, yetiştirmek üzere aldık. Bizim yapmış olduğumuz transferler Zeki, Manu, Peter, Diallo. Giden oyuncular gitse bu 4 oyuncuyu alacaktık. Biz şimdi 10 oyuncu mu almış olduk.”

Hocanın söylediğine göre kimler gelmiş?

1: Serdar Özkan
2: Ahmet İlhan
3: Ousmane N’Diaye
4: Diallo
5: Mehmet Taş
6: Erdi
7: Zeki
8: Manu
9: Peter Skuletiç
10: Paraiba (Açıklamasında 2 kez Diallo’yu kullanmış. Büyük ihtimalle Paraiba’dan bahettiğini düşünüyorum.)

Özat’ın söylediğine göre 10 oyuncu alındı demişiz. Sayıyorum. E 10 oyuncu alınmış.

Nerede yalan söylemişiz, nerede iftira atmışız?

Ama altını çizerek söylüyorum. 10 oyuncu alınmadı. 20 oyuncu alındı.

Özat’ın sıraladığı listede söylemeyi unuttuğu iki isim daha var.

 11: Alper Uludağ
12:Numan Bostan (Resmi sözleşme imzalanmasa da oyuncu Ankara’da)

Devre arasında transfer edilen ki kendi açıklamasında bunların yeni sezon için alındığını özellikle söylemişti. Onları da ekleyelim.

13: Velikonja
14: Bady
15: Umut
16: Anıl
17: Agon Mehmedi
18: Ring
19: Claro
20: Murat Duruer.

Hacettepe’den gelen Mert ve Berat’ı da ilave edersek sayı aslında şu an için 22.

Basın Toplantısında 23’ün de her an gelebileceğini kendi söyledi.

Matematiğe daha fazla can çekiştirmeyelim. Bu kulüp 6 ayda 22 yeni oyuncuyu kadrosuna kattı mı katmadı mı? Transfer etmediğin bir oyuncuyu ben yazıyorsam onu söyleyin lütfen.

Peki bu 22 oyuncudan kaç tanesi Karabük maçında ilk 11’de oynayabilmiş?

22 transferden sadece 4 tanesi.

Ahmet İlhan, Zeki Yavru, Skuletiç, Claro.

Yeterince garip ve üzerinde durulması gereken bir tablo değil mi? Bence çok garip.

DEVREARASI ALINIP GÖNDERİLEN 5 OYUNCUYA NE KADAR PARA ÖDENDİ?

Gelen hesabını yaptığımıza göre gidenleri de yapalım.

17 oyuncu kulüpten ayrılmış.

Bunlardan sadece Ahmet Çalık, İrfan ve Stancu’dan kulüp para kazanmış.

5 oyuncunun sezon sonunda sözleşmesi bitmiş ve gitmiş.

Serdar Gürler, Aydın, Anıl, Ferhat, Selçuk

9 oyuncunun ise sözleşmesi karşılıklı fesih edilmiş. Sözleşmesi karşılıklı fesih edilen 9 oyuncunun 5’i Ümit Özat’ın devre arasında getirdiği futbolcular.

Velikonja, Bady, Ring, Umut, Mehmedi.

Kulusiç, Landel, Owusu ise devrearasında, Matei ise geçtiğimiz günlerde Ümit Özat’ın raporu doğrultusunda gönderilen diğer isimler…

(Bady ve Matei henüz resmi olarak ayrılmadılar. Yabancı kontenjanını açmak için 2 oyuncunun gönderilmesi gerekiyor. Bady’i geçtiğimiz günlerde başkan Murat Cavcav açıkladı. Matei’nin de TFF listesinde adı görünmüyor. )

Sözleşmesi fesih edilen oyuncu ile anlaşma yoluna gidilir. Ya sözleşmesindeki ücret ödenir ya da bir miktar para verilerek anlaşılır. Bazıları da başka kulüp ile anlaştığı için bonservisi karşılığı sözleşmesini fesih eder.

Sözleşmesi sona eren futbolcuların gitmesi doğaldır. İyi olanlarla keşke anlaşılabilinse.

Bazı futbolcuların da performansları bekleneni vermemiştir, gönderilmiştir. Bu da doğaldır. Performansı bekleneni vermeyen oyuncu genelde 1-2 olur. Gençlerbirliği’nde 3-4’e çıkar. Hadi olsun da 5 futbolcu olsun. Ama şimdiye kadar bir kulüpte 9 oyuncunun sözleşmesi fesih edilerek gönderildiğini ben görmedim. Lütfen olayı normalmiş gibi göstermeyi bırakın. Çünkü bu sayılar normal sayılar değil.

Hele hele devre arasında Ümit Özat tarafından transfer edilen 5 oyuncunun sezon sonunda neredeyse hiç oynatılmadan gönderilmesi mantılı bir izaha muhtaç.

Sorum çok net.

Bütçesi kısıtlı olduğu için performansı düşüşte olan oyuncuları transfer etmek zorunda olduğunu söylediğiniz Gençlerbirliği’ne devre arasında kendi transfer ettirdiğiniz Velikonja, Bady, Ring, Umut, Mehmedi’nin maliyeti ne kadar oldu? (Bonservisi, menajer ücreti, maaşı, gönderilme ücreti vs.) Tablo bu kadar garip bir hal aldı ise bu rakamları açıklamaya artık mecbursunuz. Gençlerbirliği kamu yararına dernek ve kimsenin şirketi değil. Bu detayı hatırlatmak zorunda kalmayı hiç sevmiyorum.

ERDİ, GENÇ BİR ARKADAŞIMIZ. YETİŞTİRMEK İÇİN ALDIK!

Üstteki başlık Ümit Özat’ın basın toplantısında kullandığı cümlenin tamamı.

Pardon? Erdi Fenerbahçe’den satın mı alındı, kiralandı mı? TFF kayıtlarına göre kiralık olarak gelmiş. Fenerbahçe’nin altyapısı oldu Gençlerbirliği de bizim mi haberimiz yok? Hem Fenerbahçe’ye kiralamak için para verilsin, hem oyuncuya para verilsin, yetiştirilsin, kulübüne geri gönderilsin. Ne güzel bir dünya.

Bu transferin içindeki garip ilişkiyi benim anlamaya mantığım el vermiyor. Anlayan varsa lütfen bana da anlatsın.

KİMLER OYNUYORDU KİMLER OYNAMIYORDU?

Ümit Özat basın toplantısında şöyle diyor: “Ben geldiğimde Rantie oynuyor muydu? Oynamıyordu. Ben mi aldım? İssah oynuyor muydu? Antrenmanı tamamlıyordu. Bugün takımın en iyi oyuncusu. Ben mi aldım? Vedat Muriç alındı 500 bin euroya. Ben mi aldım? 35 maçta 3 gol attı. Palitsech oynuyor muydu benim geldiğimde? Kulusiç oynuyordu

Bunda ne var diyeceksiniz. Hemen söyleyim. Rantie, Ümit Özat geldiğinde oynamıyordu da kendisi gelince oynadı mı? Ligin son 4 haftasında 3 maç bir de Karabük maçında 90 dakika forma giyebildi.

İssah oynuyor muydu? Oynamıyordu. Çünkü aynı mevkide Landel vardı. Üzülmez’in de tercih Landel’den yana idi. Peki Landel ne zaman sakatlandı? Ümit Özat’ın Gençlerbirliği’ne geldiği hafta antrenmanda. İssah doğal olarak formayı kaptı. Devre arasında Landel, Alanyaspor’a gidince forma tamamen İssah’a kaldı. Hakkını verdi mi? Özellikle geçtiğimiz sezonun son bölümünde fazlası ile.

Palitsevich oynuyor muydu? Evet oynuyordu. Üzülmez döneminde Kulusiç ile dönüşümlü olarak forma şansı buluyordu ve gayet iyi oynuyordu. Geçtiğimiz sezonun ilk 10 haftasında Gençlerbirliği, liglerin en az gol yiyen takımlarından bir tanesi idi ve Üzülmez bu defans kurgusunu değiştirmemek için dönüşüm yapmadı. Devrearasında Kulusiç’in gönderilmesi ile birlikte formanın tek sahibinin Palitsech olması gayet doğaldı.

Vedat 35 maçta 3 gol attı. Peki böyle kötü bir performans gösteren Vedat varken kendi transferi Velikonja neden 289 dakika şans bulabildi? Doğru transfer değilse neden alındı? Doğru transfer ise Vedat’ın performansı bu kadar düşük iken neden oynatılmadı?

PERFORMANSI DÜŞÜK OYNUCULAR SORUNSALI

Ümit Özat basın toplantısında aynı cümleleri tekrarladı. Nancy küme düşmeseydi Diallo’yu alamazdık, Skuletiç, formda olsa Gençlerbirliği’ne gelmezdi.

Sanırım Özat ile aynı dilden konuşmuyoruz. Ya da Özat meseleyi kendi istediği dilden anlamaya çalışıyor. Sezon başında 12 transfer yapıp bu oyuncuların 10 tanesinin performansları düşüşte ise bu dünyanın her yerinde sorgulanır. İspanya’da da sorgulanır, Japonya'da da sorgulanır, Türkiye’de de sorgulanır. Biz de sorguluyoruz. 10 tane performansı düşük adamdan kaç tane oynayabilir adam çıkacak diye merak ediyoruz ve sorguluyoruz. Bunu gazeteciden, taraftardan önce sorgulaması gereken teknik direktör olayı normalleştirmeye çalışması da tepkileri yoğunlaştırıyor.

İlk maçta 12 transferden sadece 4 tanesinin ilk 11’de oynaması, 3 değişiklikte oyuna sadece 1 yeni oyuncunun girmesi endişelerin haklı olduğunu göstermiyor mu peki?

ÇİN LİGİNDEN OYUNCU ALINMIYOR MU?

Ümit Özat diyor ki “Çin ligine oyuncu gidiyor da Çin liginden oyuncu alınmıyor mu? Oyuncunun ligine mi bakacağız bir de. Çin liginden gelen futbolcu değil mi?”

Ben ne demişim 4 gün önce?

Çin’de 2.Lig olduğunun bile farkında değildim. Oradan oyuncu alınıyor. Çin 2’nci liginde geçen sezon 9 maç forma giyebilmiş. Sorsan Messi gibi adam. Kim izledi, ne zaman izledi bu adamı? Youtube görüntülerine bakarak mı transfer yaptınız?

Gençlerbirliği’nde yeni sistem, aldıktan sonra izleme üzerine mi kurulu?

Ben ne diyorum Ümit Özat ne diyor? Çin 2’nci liginde oynamamış adamı nerede izlediniz de aldınız diye soruyorum ben. Makul ve mantıklı bir soru değil mi? Ki oyuncunun ligine de elbette bakılır. Premier Ligde oynayan bir oyuncu ile Kosova ligindeki oyuncu kalitesi bir midir?

İyi oyuncu ya da kötü oyuncudur demiyorum. Nerede izlediniz ve hangi kriterlere göre bu transferi yaptınız diyorum. Bu oyuncunun şu, şu maçını şu oyuncu izleme komitemizden arkadaş ya da yardımcılarımdan şu izledi deyin susayım.

AHMET OĞUZ VE UĞUR ÇİFTÇİ BU KULÜBÜN ÇOCUĞUDUR!

Gençlerbirliği camiasının bir özelliği vardır. Altyapısından çıkan çocukların yeri her zaman ayrıdır. Başka kulüplere gittiklerinde bir yan gözle takip edilir, başarıları ile gurur duyulur. Atabey gibi gittikten sonra parlayan bir oyuncu için de içten içe kederlenilir.

Şimdi bu kulübün altyapısında yetişmiş bir hoca düşünün. Gençlerbirliği altyapısından çıkmış, milli takıma yükselmiş, kendi kulüplerinin kaptanı olmuş 2 futbolcuyu basının, taraftarın önünde yerden yere vuruyor. Ne kadar güzel bir manzara di mi? Bir de bunu “Ben arkalarından konuşmuyorum, yüzlerine de söylüyorum” kılıfı ile normalleştiriyor.

Bakın size çok ilginç bir şey söyleyeceğim. Ahmet Oğuz, yıllardır neden yedeksiz oynadı biliyor musunuz? İlhan Cavcav öyle istediği için. Çok açık ve net bir şekilde “Ahmet Oğuz’u kesecek bir sağ bek istemiyorum” dediği için. İlhan başkanın Ahmet Oğuz’a karşı özel bir sevgisi vardı. Haksız mıydı? Bence çok haklıydı. Ahmet, 3 yıldır neredeyse hiç sakatlanmadan, yedeğim yok şımarıklığına girmeden görevini çok iyi yaptı. Liglerin en çok top çalan adamı oldu. Onun önünde oynayan oyunculara bir bakın. Hepsi yıldızlaştı. Çok uzağa gitmeye gerek yok. TSYD Kupası maçlarında bir sağda, bir solda, bir defansta top çıkaran Ahmet Oğuz değil miydi? Ne yaptı Ahmet? Onun hatasından takım gol yedi. Futbol zaten hatalar oyunu değil midir? Khalili’nin attığı enfes gol öncesi faul pozisyonu da Karabük kaptanının hatası değil miydi mesela? Rantie’nin kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda defans elemanı saçmalamadı mı? Gençlerbirliği maçı o gol ile kazansaydı yine Gençlerbirliği’nde uzun yıllar futbol oynamış Karabükspor Teknik Direktörü Erkan Sözeri basın toplantısında “Oyuncumuzun asisti ile gol yedik” diye başlayıp stoperini ya da kaptanını medyanın önüne atar mıydı?  

Daha 3 gün önce dedesini kaybetmiş bir çocuğa sahadaki bir hatası nedeni ile böyle yüklenmek hak mıdır soruyorum size?

Menajerini gönderip sözleşmeyi uzatmak istemiş. Ne var bunda? Yeni transfer ettiğiniz, performansı düşük bazı futbolcuları Ahmet’e verdiğinden daha yüksek bir ücret ile transfer ettiğiniz konuşulur olmuşsa Ahmet de menajerinin göndertip süresinin uzatılması karşılığında ücretinin iyileştirilmesini isteyebilir. Kulübe menajerinin gelmiş olması mıdır Ahmet’e basın toplantısında böyle yüklenilmesine sebep olan.

Alanya maçında benzer muameleye maruz kalmış bir Serdar Gürler, bir Aydın Karabulut’a verdiğimiz kadar mıdır Ahmet ile Uğur’a verdiğimiz değer…

Peki ya Uğur? Seversiniz ya da sevmezsiniz. En çok eleştirenlerden biriyimdir. Yıllardır adı İstanbul takımları ile, Trabzonspor ile anılır. Takımın kaptanıdır. Performansında düşüş varsa kesersin, alternatiflerini değerlendirirsin. Formayı kazanmak için Uğur da mücadele eder. Bu işin yolu, yordamı, adabı budur.

ÜMİT ÖZAT KENDİ KAPTANLIĞINDA YAPTIKLARINI HATIRLATTIRMASIN!

 “Takım kaptanları böyle davranamaz” diyor ya Gençlerbirliği’nde kendisi kaptanken neler yaşandığını, Samet Aybaba ile nasıl diyaloglar içine girdiğini hatırlatmak istemiyorum. Kendisi belki unutmuştur da ben o zamanlar da tesislerdeydim, antrenmanları izliyordum. Antrenmanı terk edip gittiği günü de gayet iyi hatırlıyorum.

Kendisi benim eleştirilerim için “Gazetecilik bu değil” diyor ya. Ben de şimdi soruyorum. “Hocalık bu mudur? Gençlerbirliği teknik direktörü kendi futbolcusunu gazetecilere, taraftarlara şikayet eden adam mıdır? ” Kapalı kapılar arkasında kulübün özelinde söylenecek sözleri “Dobralık” kılıfı ile herkesin önünde söyleyen adam mıdır Gençlerbirliği hocası…

Kulüp yöneticileri de bir zahmet daha çocuk yaşta Beştepe’ye gelmiş, her yaş kategorisinde forma giymiş, uğraşıp didinerek A Takım kaptanlığına kadar yükselmiş bu çocuklara sahip çıksın artık. Bu kulübün kültürü bir teknik direktöre bırakılacak kadar basit bir konu değildir. Zaten aylardır kulübün kültürü ayaklar altına alınıyor, bari bu konuda sessiz kalınmasın…

Vedat için söylenenleri de es geçmek olmaz.

Vedat’ın performansı düşük olabilir. Antrenmanda iyi, çalışkan, efendi dediğin oyuncu maçta bekleneni veremiyor ise karakteri ile alakalı bir sorun yok demektir. Yetenekleri kısıtlı ise oynatmazsın ya da başka alternatifleri değerlendirirsin. Basın önünde rezil etmek nerede görülmüş?

Açık söyleyeyim basın toplantısında Ahmet, Uğur ve Vedat için söylediği sözler suç bastırmaktan başka bir şey değil bana göre…

CEVAPSIZ SORULAR….

Ümit Özat, basın toplantısında benim sorduğum sorulardan bazılarını es geçti. N’Diaye konusu, Altyapıdan çıkan Mert ve Berat konusu, Umut Sözen konusu gibi sorularıma henüz cevap alamadım.

Konya maçı sonrası basın toplantısına bırakmadan sorulara cevap vermek isterse kamerayı gönderebilir, ya da aynı soruları canlı yayında kendisine sorabilirim. Benim çekineceğim, sakınacağım bir şey yok.

Ama bu sorulara mantıklı cevaplar alana kadar yazmaya, çizmeye, eleştirmeye devam edeceğim.

* Dip not: Lotto Gençlerbirliği Teknik Direktörüne bir tişört veremiyor, hoca Adidas tişörtü ile basın toplantısına giriyorsa bu ayrı bir ayıptır. Lotto veriyor ama Özat Adidas giyiyorsa bu da bambaşka bir problemdir.

Facebook Yorumları
Facebook üzerinden yorum var.
Site Yorumları
YORUM YAZ
Adınız:
Yorum:
Güvenlik
Okuyucularımızın görüşleri bizim için çok önemlidir.
İçinde küfür, hakaret, tehdit, aşağılama bulunmayan; aynı bilgisayardan farklı isimler ile yazılmayan tüm yorumlar yöneticilerimizin onayından geçtikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.
13
ülkücüGB
17 Ağustos 201709:47
G.Birliği bu sezonda zirve yarışında olmayacaksa ďüşsün gitsin zaten doğru dürüst taraftarı da kalmadı Atabey gibi bir forvete sahip çıkamayan kulüpten ne beklenir.
12
Kırmızıgara
16 Ağustos 201723:41
Transfer yaparak Kulübün paralarını boşaltıyorlar. Kim bilir bu basit topçulara kaç para veriyolarda kendi ceplerinede kaç para aktarıyorlar. Herşey danışıklı dövüş. Murat cavcav paraları boşaltıp başkanlığı bırakacak bukadar basit.
11
Abdurrahman Kirmizi
16 Ağustos 201722:38
Anilda gitti Osmanliya..
10
Mert
16 Ağustos 201720:10
Siz yine çok güzel anlatmışsınız da ümit Özat İn anlayacağını hiç zannetmiyorum. Asıl sorun yönetimin buna sessiz kalması. Murat Cavcav bu transferlerden memnun mu ya da onun da Özat kadar sorumluluğu mu var da sessiz
9
Mustafa
16 Ağustos 201715:18
Sayın Bülent Atlas, tribünün kalitesinin de giderek düştüğünü söylemek lazım. Bireysel küfür edenlerin yanı sıra insanları zorla bağırtmaya çalışan paçozların sayısı hızla artıyor. Bu duruma da bir değinin belki değişim olur.
8
Koroma
16 Ağustos 201708:33
5 kisi duş yapıyo bunlar aga..La kim sallar Gencleri Allasen birde bir suruden yaygara yapiyo adamlar. Ciddiyetli kulupte Ozadin isi var bilader?
7
Şakir
15 Ağustos 201717:09
1- Hocanın yaptığı büyük yanlışları birilerinin söylemesi lazım. 2- Hoca bu kadar yanlışına rağmen özür dilemiyor, aksine Saldırgan tavrını sürdürüyor. 3- Başkan, ne hataların farkında ne de uyarılara açık. 4- Takımı kesin olarak iyi günler beklemiyor. Zira kadro kalitesi yetesiz. 5- Takımdaki iki oyuncu (Ahmet ve Uğur) kaybedilmek üzere. Peki bu durumda biz de sessiz mi kalalım ?
6
Profesor Oklitus
15 Ağustos 201715:20
Boyle meydanda cekistirdiginiz Genclerbirligi beyler en fazla zararida yine Genclerbirligi gorur. Yonetimin mudahele edip bu kisisel atisma sekli alan diyalog kulubu alay konusu yapar. Futbolcudan taraftara herkesi huzursuz edebilir. Ya karsilikli olayi kapatin gitsin yada Yonetim hocaya yeter desin Umit Ozat medyayla kavga icin maas almiyor sonucta. Enerjisini takima vermek mecburiyetinde yoksa gorevini ihmal etmistir. Ulu orta yerde lutfen boyle yapmayin Genclerbirligi kalite demektir. O kalitenin standardi dusmesin.
5
Abdurrahman Kirmizi
14 Ağustos 201718:19
Medya ile gecinemeyen adam kendi kuyusunu kazmaktan baska bir ugrasin icinde degildir. Akli olan Umit Ozat gibi bir sahsiyeti o kulubun icinde 5dk tutmaz. Genclerbirligi baskani sifati ve unvanini tasiyan sahsin burada Hocayi cagirip bu tur polemiklerden kulubun adini uzak tutmasini ve kulubun isminin yanlis sebeplerden mansetlere tasinmasinin kabul edilemez oldugunu kendisine bildirmesi, gelecekte dikkatli olmasinin kendisine bildirilmesi gerekir. Murat Cavcav hocasini ikaz etmezse bu catismanin sonunda Genclerbirliginin adi yara alir.
4
GB
14 Ağustos 201718:03
Bu kadarına dayanılmaz. Adam hem ahbabının haketmeyen çocuğunu almış bizim tezgahta pişirecek, hem de Fenerbahçe'ye kira ödetecek. Başkan olan kişi de seyrediyor. Allah aşkına böyle bir yönetim tarzından ümitli olmaya imkan var mı ? Bağıra bağıra uçuruma yuvarlanıyoruz.
3
Ilkay
14 Ağustos 201715:17
Bence bakti fiksture seri maglubiyetler gelecegini anladi ona buna .ok atiyor 3-5 mac yenilince de zaten transferi ben yapmadim diyecek kovduracak kendini ama kim kovacak bu tombalagi asil soru bu.
2
Irfan
14 Ağustos 201714:00
Normalde 10 kadar saymayı beceremeyen adamı boks hakemi yapmazlar biz bunu genclerbirligine hoca yaptık. Helal size yönetim. Bu utanç sizindir
1
06vkr
14 Ağustos 201711:47
tek kelimeyle harika yazmışsın Bülent abi. özat'ın sorusuna cevap veriyorum; gazeticilik de budur , beyefendilik de ! Eğer bizim Gençlerbirliği olarak mükemmel bir kulüp kültürümüz varsa, sırf bu tavırlarından dolayı özat gönderilmeli ve altyapımızdan çıkardığımız gözümüzün nuru oyuncularımız da böyle insanların laflarıyla ezdirilmemeli sahip çıkılmalıdır ! en azından bunu yapın !
BÜLENT ATLAS



Yazarın Diğer Yazıları