Klasspor - Bülent Atlas - Birleşmeler üzerine..... yazısı

Site İçi Arama


BİRLEŞMELER ÜZERİNE.....

4531 Okunma


Son günlerde Ankaraspor – Ankaragücü birleşmesi daha doğrusu Melih Gökçek’in sözde Ankaragücü’ne sahip çıkıp güya Ankara’dan bir şampiyon çıkarma projesi üzerine çok şey yazıldı çizildi. Bu konuya sadece Ankaragücü ve Ankaraspor meselesi gibi görüp çok fazla bir yorumda bulunmak istemedim. Ama maalesef Sayın İlhan Cavcav’ın yine yersiz yine gereksiz ve üstelik akla mantığa uymayan açıklamaları birkaç şey söylemek zorunda bıraktı beni. Bu yazımı sadece Gençlerli Bülent Atlas olarak değil tüm takımların maçlarına gitmeye çalışan bir Ankara Futbol Severi Bülent Atlas olarak yazıyorum. Beni tanımadan ve bilmeden saçma sapan yorumlar yazacak Ankaragüçlü arkadaşlar için bunu not düşmek zorunda hissediyorum.

Melih Gökçek’in Ankara’da futbola müdahalelerinin olduğu ilk yılların canlı şahidi değilim. Ama Hacettepe’nin kapatılış hikâyesinin içinde canı yanmış bir babanın oğlu olarak Melih Gökçek’in Ankara’da futbolun kaderine bundan sonra yapacağı müdahalelerde mutlaka yoğurdu üfleyerek yemek gerektiğini düşünüyorum. Çok fazla geriye gidip inciği cinciği araştırmaya gerek yok. Olayları hepimiz biliyoruz ve yaşıyoruz. Belediye Başkanı olduğu günden bu güne Ankara’nın tarihi iki kulübüne komik sayılacak yardımlar hariç hiçbir katkısı bulunmayan bir Belediye Başkanı, 4 sene içinde Ankaraspor’u şampiyon yapacağı iddiası boşa çıktıktan sonra ve tam seçimler yaklaşıyor iken birden herkesin kalbini okşayacak Şampiyonluk vaatleri ile pazarlıklar içine girmesi benim bu yoğurdu sadece üflemem gerekmediğini yanında bir de tahlile göndermem gerektiğini düşündürüyor.

Şimdi bu yazıyı okuyacak arkadaşlara soruyorum.

Melih Gökçek Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak ( Ankaraspor Onursal Başkanı değil) belediye imkanları ile 19 Mayıs Stadının insani şartlara getirilmesini sağlayamaz mıydı?

Melih Gökçek Ankara’da yeni bir stad yapılacak alan tahsisini yapıp hem Ankaragücü’ne hem Gençlerbirliği’ne destek olarak Ankara’da futbol’a daha fazla hizmet etmiş olmaz mıydı?

Melih Gökçek Keçiörengücü’ne sağladığı otopark parası gibi destekleri Ankaragücü ve Gençlerbirliğine de sağlayamaz mıydı?

Melih Gökçek Ankaraspor maçlarında dağıttığı forma top gibi promosyonları Ankaragücü ve Gençlerbirliği maçlarında da yapamaz mıydı?

Melih Gökçek Ankaraspor’a sağladığı iş adamlarının desteğini Ankaragücü ve Gençlerbirliğine’de sağlayamaz mıydı?

Melih Gökçek direk yönetime müdehale yerine iki kulübe de bu şehrin Belediye Başkanı olarak da bir manada müfettişlik görevini sağlayamaz mıydı? Düzgün yönetilmeleri için bir baskı kurumu oluşturamaz mıydı?

Melih Gökçek kişisel hırslar ile Ankaraspor isimli bir kulübü süper lig’e çıkaracağına oraya sağlayacağı yardımı iki kulübe destek olarak aktaramaz mıydı?

Melih Gökçek Saray Köy’e yaptığı tesislere Ankaragücü ve Gençlerbirliğinin şartsız kullanım için izni veremez miydi?

Melih Gökçek iktidar partisinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak 2 kulübün tesislerinin tapularını almaları için bir kamuoyu oluşturamaz mıydı? Melih Gökçek’in bir kere çıkıp 2 tesisin arazisi de analarının ak sütü gibi helaldir. O tesislerden kimse bir çivi bile sökemez türünden bir açıklama duydunuz mu?

Bu ve buna benzer sorular uzar gider. Onlarca yapılmayan şey daha listeleriz. Bu tahlilleri incelemeden kuru kurusuna bizi şampiyon yapacak nidaları ile bu girişimlere gözü kara destek vermeyi mantıklı görmüyorum. Kulüpler yöneticilerine ve gönül verenlerine bir tarihi emanettir. Tarihine düşürülecek bir kara nokta sadece o dönemi değil ondan sonraki tüm zamanlar için çıkarılamayacak lekelere dönüşür. Bir takım başarılı olamayabilir, küme ve kümeler de düşebilir. Başarı kadar başarısızlık da bu oyunun ruhunda vardır. Ama hiçbir yönetici ve gönül vereni tarihe o kara lekeyi düşüremez.

Gençlerbirliği tarihine hakim olduğum kadar Ankaragücü tarihini de yakından bilen ve inceleyen birisi olarak Ankaragücü’nün siyasetin kirli oyunlarının içine girmesini istemem. Ankaragücü uzun yıllar bürokrasinin içinde olmuştur. Hatta hiçbir reklama ihtiyacı olmayan ve bu kulübün kurucusu Makine Kimya Endüstrisinde Başkan bu kulübün her zaman Başkanı sayılmıştır. Ancak hiçbir dönem siyasetin içinde olmamıştır. Dışarıdan müdahaleler her kulübe dönem dönem olmuştur ancak hiçbir zaman Yönetime direk hakim olmamıştır. Söyleyeceklerimden kesinlikle Cemal Aydın’ı savunduğum felan çıkarılmasını istemem. Cemal Aydın’ın görev yaptığı dönem boyunca başarılı ya da başarısız olması Ankaragücü camiası içinde tartışılır. Bana göre de başarılı değildir. Ancak sivildir. Kendi siyasetini güçlendirmek için camiayı kullanmamıştır. Bu boyuttan Cemal Aydın Melih Gökçek’e nazaran benim için çok daha muteberdir. Benzer durum yıllardır yaptığı icraatları hiç sevmediğim İlhan Cavcav için de geçerlidir. Böyle bir mukayese girme durumunda kalsam İlhan Cavcav’ın şartsız kölesi olurum. Bunun da nedeni Gençlerbirliği’nin de hiçbir dönem siyasetin bir parçası olmamasıdır. Hatta şu an bazı Ankaragüçlü arkadaşların canı gönülden desteklediği Melih Gökçek’in başkanlığı (yani oğlunun )Gençlerbirliği için olsa en büyük sevdam kulübümle bütün yollarımı ayırırım. Bu konuda benim gibi düşünen yüzlerce kişiyi de bizzat tanıyorum diyebilirim hatta.

Ankaragüçlü arkadaşlardan rica ediyorum. Lütfen tarihinize sahip çıkın ve günlük başarılar uğruna belli analizleri yapmadan bir siyasi oyuna kulübünüzü feda etmeyin. İsim önemli değil hiçbir siyasi figürüne kulübün kaderini emanet etmeyin. Tarihimiz ne siyasi figürleri yok etti. Kimleri yok ediyor. Onlar ile birlikte kulüpleri de feda olmasın. Kulübü seven kulübün rengi için sevsin. Başkan’ın siyasi kimliği için değil. Senin yanında kimse o renge aşkı yerine Belediyeden alacağı büfe için bağırmasın.

O günkü zor durumdan kurtulması için Melih Gökçek’i kulübün başına getiren Hacettepe’li ağabeylerin başından geçenleri de lütfen bir daha düşünün. Şu an Süper Lig’de Hacettepe isimli bir kulüp olsa bile aynı slogan hala sürüyor. Mor Beyaz Hacettepe unutulmaz !

Başkan’ın kim olduğu önemli değildir. Sivil bir Başkan ve taraftara yayılan bir üye yapısının sağlanması zaten bir çok problemi ortadan kaldırır. Kulüplere demokrasi gelir. Kimse Başkanlık pazarlığına girmez.

Gelelim olayın Gençlerbirliği boyutuna. Pek muhterem Başkanımız uzun zamandır sakladığı incileri yine döktürmeye başladı. Ne zamandır böyle anlamsız çıkışları ve açıklamaları yapmasını bekliyordum desem yalan olmaz. Neresinden tutarsan tut elinde kalan açıklamalar bizim Başkanımızın maalesef en kötü huyu.

Melih Gökçek Gençlerbirliği’ne Başkan olsaymış kendisi Başkanlığı ona bırakırmış. Muz Cumhuriyetinde yaşıyoruz ya. Bir gecede 1200 üye yapılıp kulübün kaderini değiştirmek tabi kolay. Kongrede aday olursa desteklerim felan demiyor Cavcav. Veririm diyor. Kimin malını kime veriyor sa….. Bir yandan bakınca acaba Cavcav Ankaragücü’nü gerçekten sevmiyor Gökçek gelsin de kurtulayım bu işten diye düşünüyor diyeaklımdan da geçmiyor değil hani. Ama tabii ki olay o kadar basit değil. Emin olduğum bir şey için belge arama ihtiyacı pek duymam. Öz sezilerim ve Başkan’ı tanımam beni pek yanıltmaz. Benim bildiğim Cavcav bir beklentisi olmadan bu tür açıklamalarda bulunmaz. Mehmet Çakır transferi için Ankaraspor’dan ne aldığımız o kadar yazılıp çizilmesine rağmen açıklanmıyor iken üstüne birde bu açıklamalar bu işte kesin bir iş var dedirtiyor.

Ankaragücü Gençlerbirliği için ebedi dost ve rakiptir. Seksen küsür yıllık tarihte en önemli noktalar iki kulübün tatlı rekabeti üzerine kuruludur. İki kulüp Başkanının son yıllarda verdiği kim küme düşme potasında kalacak rekabet değil bahsettiğim. Kim daha başarılı olacak rekabetinde İlhan Cavcav bir manada eşit olarak sunulması gereken bir çok desteği sadece Ankaragücü’ne verilmesini isteyerek bu rekabetin terazisine de dışarıdan siyasi ağarlık konmasını çok makbul bir şeymiş gibi savunuyor. Tavsiyeler bulunuyor. Gençlerbirliği’nden örneklemeler sunuyor. Camianın ne düşüneceğini bile aklından geçirmeden yerli yersiz açıklamalarda bulunuyor. Camianın göbeğinde biri olarak söylüyorum. Gençlerbirliği taraftarının sadece Melih Gökçek için değil hiçbir siyasi kişilik için kulübün başına geçsin türünden bir arzusu olduğunu düşünmek bile istemiyorum. Ankaragücü için söyleyemem ancak Gençlerbirliği için çok rahat söyleyebilirim ki şu an Gençlerbirliği’nde yönetim sorunları hariç Şampiyonluğa oynamak için hiçbir sorun yoktur. Hırslı ve ne yaptığını bilen bir yönetim ile bütün taşları yerinden oynatabilecek bir kulüp basiretsizlik ve korkaklık sonucu ligin tepesindeki iddiasını iyice aşağılara doğru çekmekte. Onu da dışarıdan birileri ile değil camianın içinden kişiler ile çözme gücü bu kulübün içinde her zaman vardır. Yeter ki İlhan Cavcav bunu görsün ve değerlendirsin. 30 yıldır bu şehirde Spor’u yönetenlerden biri olarak da açıklamalarını lütfen biraz daha düşünerek yapsın. Bende buradayım dercesine laf olsun torba dolsun açıklamalar Gençlerbirliği Başkanı’na yakışmaz.

Facebook Yorumları
Facebook üzerinden yorum var.
Site Yorumları
YORUM YAZ
Adınız:
Yorum:
Okuyucularımızın görüşleri bizim için çok önemlidir.
İçinde küfür, hakaret, tehdit, aşağılama bulunmayan; aynı bilgisayardan farklı isimler ile yazılmayan tüm yorumlar yöneticilerimizin onayından geçtikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.
7
yorum
1 Kasım 200816:08
.....Beni tanımadan ve bilmeden saçma sapan yorumlar yazacak Ankaragüçlü arkadaşlar için bunu not düşmek zorunda hissediyorum..... bu ne demektir? biz saçma sapan yorum mu yapıyoruz?? bu nasıl bri yazıdır?? siz karşınızdaki insanları ne zannediyorsunuz???
6
ne günlere kaldık..
1 Kasım 200816:01
sen denize düşen yılana sarılırmış bilir misin?? ayrıca ankaragücünü eleştireceğine önce kendi kulübündeki pislikleri temizle.. ne oldu şu mali inceleme?? beştepenin bir tarafı cavcavın bir tarafı da cemalin çiftliği aksini söyleyen beri gelsin.. öte yaka kendi işlerine baksın biz de kendi işlerimize.. ama ne yazık ki sizde icraat yok ancak oturduğunuz yerden böyle yazar çizersiniz.. sizi de meydanlarda görmek isteriz sevdalısı olduğunuz takımın iyi olması için...
5
hehe
20 Ekim 200803:00
Hayatımda okuğum en saçma yazı.Cemal Aydın mı sivil? Hadi ya, naapmış içinde Ankaragücü aşkı varmış, bi gün gidip kulübe üye olmuş sonra zaman içerisinde ilerleyip başkan mı olmuş? Cemal Aydın Tam da gerçek anlamıyla siyaseten tepeden Ankaragücü nün başına getirilmiş bir pisliktir. Sanırım Atlas kardeşi Ankaragücü nün şampiyonluğa oynayacak olması fikri bile sıkıntıya sokmuştur.Belli çok uğraşmışın ama çok saçma sapan ve süper gereksiz bi yazı olmuş. Umarım Melih Gökçek gelir Ankaragücüm layık olduğu yere çıkar.Zenginin parası Züğürdün çenesi.Anladın sen onu
4
supangle
19 Ekim 200823:35
Siyasi düşüncemizi spora bulaştırmak yerine Ankara futbolunun gelişmesini düşünmek öncelikle en doğru yaklaşım biçimi olur kanaatindeyim. M. Gökçek'i sevmek ayrı onun Ankaradan şampiyon takım çıkması isteyen girişimlerini onaylamak ayrı konulardır. C. Aydın ve İ. Cavcav bu şehirden şampiyon takım çıkmasını M. Gökçek kadar isteselerdi bu amaç için çaba gösterirlerdi. Biz bunu ne yazık ki pek göremedik. M. Gökçekten babasının hayrına yardım beklemek en hafif tabirle insafsızlık olur. Elbette kendi adına bir şeyler bekleyecek. M. Gökçek'e karşı çıkanlar küçük olsun bizim olsun diyenlerdir maalesef. Çıkar hesaplarını bırakın, Ankara'ya ettiğin o kadar kötülük yeter artık. Ben sonuna kadar Gençlerbirliği taraftarıyım. Başkan kim olursa olsun. Renklerini çıkarı elinden alıncak korkusuyla satanlardan değilim.
3
genc
17 Ekim 200806:22
Hem Ankaragücü hem Gençlerbirliği bu şehrin vazgeçilmez 2 değeridir. İksi birbirinden kesinlikle ayrı tutulamaz. Gençlerbirliği ve Ankaragücü elbette aynı kefedir. Şu an Ankaragücünün taraftarının daha fazla olması yönetimsel hatalardan kaynaklanmıştır. Hem Gençlerbirliği hem Ankaragücü yıllarca o stadı ağzına kadar doldurmayı becermişler, Gençlerbirliğinin bir dönem 2. ligde kalması ardından Cavcav'ın salak politikaları tribünleri seyrekleştirmiştir. Her kulübün tarihinde böyle dönemler olabilir.
2
Sezer
16 Ekim 200821:20
Hem Ankaragücü hem Gençlerbirliğinin başarısından bahsetmek, hele şu istanbul takımlarının yıllardan beri süregelen egemenliği göz önüne alındığında ABESLE İŞTİGALDİR. Ankara'dan şampiyon çıkarsa, o da Ankaragücü olacaktır. Gençlerbirliği için aynı şeyleri düşünecek olsaydı, Ankaraspor'dan vazgeçmezdi. Lütfen Gençlerbirliği ve Ankaragücü'nü aynı kefeye koymayalım. Bir karşılaştırma yapılacaksa; Ankaraspor, Yeni Hacettepe ve Gençlerbirliği kulüplerinin kendi arasında yapılabilir.
1
sss
16 Ekim 200818:02
yaa arkadasım bırak bu işlerii... sen melihi karalayacağına kendı takımının baskanına bak...
BÜLENT ATLAS



Yazarın Diğer Yazıları