Site İçi Arama


"HARİKA" EL KABİR

3500 Okunma


Öncelikle; Türkçe'de Kabir diye telafuz edilip yazılan kelime mezar anlamına gelse de, orijinalde okunuşu "kebiir" olan kelimenin Arapçadaki anlamı, büyük, harika, mükemmel, müthiş.

Mesut Bakkal, Erciyes maçını, 4 golle kazanan takımın aynısını, Fenerbahçe karşısında  sahaya sürdü.

İlk dakikalarda Fenerbahçe daha etkili görünüyordu, özellikle 14. dakikada Ramazan’ın elinden kaçırdığı top hepimizin yüreğini ağzına getirdi.  Neyse ki, hızlı hamlelerle defans ve kaleci gole izin vermediler.

Bu dakikalarda Tanıl abiyle, Galatsrayfenerbeşktaş’a karşı ancak, ya çok iyi kontra yaparak ya da uzaktan şut çekerek gol bulabileceğimizi konuşuyorduk. Derken Guido’nun hiç beklenmedik şutu ve Volkan’ın güzel kurtarışını izledik.

Bu pozisyonun ardından yaklaşık 20 dakika orta saha mücadelesi vardı sahada. Takımın diri olmasından, rakibe pozisyon vermemesinden ve sürekli ileriye çıkma çabalarından ötürü oyundan son derece memnunduk.

37’de hızlı bir çıkışın ardından Hakan’ın Petrovic’in önüne yuvarladığı topa, Sırp oyuncunun tam 90’a giden şutunu kondurmasını, büyük bir şaşkınlık, hayranlık ve “gooooooool!” sesleriyle takip ettik. Petroviç hayatının golünü atmıştı!

İkinci yarı başlarken muhtemelen birçok kişi Alkaralar’ın skoru korumak için geriye yaslanacağını düşüyordu. Oysa kırmızı-siyahlıların hiç de öyle bir niyetleri yoktu. İkinci yarının hemen başında Hakan’ın yerden pasına El Kabir’in dokunamaması, ardından hızlı kullanılan serbest atışta yine El Kabir’in çaprazdan şutunun direğin dibine çarpıp dışarı çıkmasını,  “inşallah bu pozisyonları aramayız” diye izledik. Derken Caner’in ortası ve Mehmet Topal’ın kafasıyla skorun eşitlenişine şahit olduk.

Yenilen golden sonra da Gençlerbirlikliler golü düşünmeye devam ediyorlardı. Volkan’ın hatası ile ceza alanı içinde Guido’nun önüne düşen topa kondurulan şutun rakip oyuncuya çarpıp dışarı çıkışını “ahlar vahlar ve  yuhlarla” izliyorduk!

Bu arada Fenerbahçeliler de galibiyet golü için yükleniyorlardı ama hem Ramazan, hem de defans gole izin vermiyordu. Normal sürenin bitimine 3 dakika kala, El Kabir’in diğer kanatta bulunan Gosso’dan top istemesi ve Fil Dişili oyuncunun nefis ortasına kondurduğu kafa vuruşu ile bizleri bir kere daha havalara uçurdu.

Golden sonra Fenerbahçeliler 2 tane pozisyon ürettiler ama yine Ramazan ve defans başarılı bir şekilde savuşturdular.

Böylece, Galatsrayfenerbeşktaş’a karşı 27 Aralık 2013’te kazandığımız Beşiktaş maçından sonra ilk kez galip geldik. Ama bu maçın bence en önemli özelliği takımın 90 dakika, geriye yaslanmadan, ezilmeden, sürekli golü düşünerek oynamasıydı. Elbette bunun en büyük nedeni de Youla’dan bu yana, ilk kez sahada, rakip defansta korku yaratan ve hallaç pamuğu gibi dağıtan bir oyuncunun yer almasıydı. Hatta ilk yarıda rakip defans tarafından itilip kakılmasına ve fauller es geçilmesine rağmen El Kabir, hiç yılmadan sürekli olarak, topu rakip filelere göndermek için savaşıp durdu. Maçın sonlarında kendisine yapılan peş peşe fauller de Fenerbahçeli oyuncular üzerinde kurduğu baskıyı kanıtlıyordu.

El Kabir galibiyet açısından maçın adamı olsa da, tüm takım elinden geldiğince çok iyi mücadele etti. Dün ortaya koyulan futbolla bu takımın, ligde ve kupada yenemeyeceği hiçbir takım yok. Hele bir de Stancu ve İrfan takıma eklenince!

Facebook Yorumları
Facebook üzerinden yorum var.
Site Yorumları
YORUM YAZ
Adınız:
Yorum:
Güvenlik
Okuyucularımızın görüşleri bizim için çok önemlidir.
İçinde küfür, hakaret, tehdit, aşağılama bulunmayan; aynı bilgisayardan farklı isimler ile yazılmayan tüm yorumlar yöneticilerimizin onayından geçtikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.
4
I Cavcav
18 Mart 201512:06
Irkçılık yapmayın. Ilhan Cavcav Bu ülkeye Türküm doğruyum diye başlayan ardından ihanet edenlerden daha Türktür.
3
İ.Cavcav a
18 Mart 201512:01
Çok sevinme Arnavut amcan 2 ay sonra satar,sende dıp dızlak kalırsın.
2
I Cavcav
17 Mart 201510:53
Yahu biz bu oyuncu deve arası geldiğinde takıma çok tecrübe katacak, Başkan şapkadan tavşan çıkardı demiştim ama bana he zamanki haksız anti cevaplar gelmişti. Buyrun işte elimizde hem gol ayağı olabilen hem assist yapma özelliğine sahip gayet tecrubeli bir oyuncumuz var şimdi. Takıma ısındıkça çok olumlu katkıda bulunuyor. Bunun için Ilhan başkanımıza ne kadar teşekkür etsek azdır.
1
06vkr
16 Mart 201514:48
çok güzel bir yazı olmuş, kaleminize sağlık. ben de El Kabir ilk geldiği andan itibaren O'nda büyük bir potansiyelin olduğunu anladım. ve sürekli söylüyorum her yerde ; Stancu ve İrfan'da takıma geldiğinde... işte o an... bütün kulüpler Gençlerbirliği'nden korkmaya başlasa iyi olur.
MEHMET ALİ ÇETİNKAYA



Yazarın Diğer Yazıları