Klasspor - Özhan Yüksel - Gözler Yollarda yazısı

Site İçi Arama


GÖZLER YOLLARDA

4386 Okunma


Beşiktaş maçı, birkaç adım geriye çekilip baktığınızda, iki hafta önceki Galatasaray maçına son derece benzer bir oyun etkileşimine sahipti. Dengede başlayan bir mücadele, erken gelen goller, gollerin ardından devreye kadar kademeli şekilde defansifleşen, ikinci yarının başlamasıyla da takım halinde müdafaayı tümüyle öne çıkaran bir futbol karakteri...

Asli sağ bek Serkan Kurtuluş'un yokluğu, Serkan Yanık'ın Mehmet Özdilek tarafından rağbet görmemesi ve Antalyaspor maçındaki sol ayaklı sağ bek -Uğur- riskinin tekrar edilmemesiyle, Fildişi Milli Takımı'ndan o mevkide tecrübesi bulunan Gosso'yla yamandı. Defansın önündeki ikili orta saha bloğu ise Özgür ve Doğa ile dolduruldu. Bu çözüm planı kanat beklerini topla oynama becerisi yüksek, hücuma efektif destek verebilir kılarken; orta sahanın geri ikilisini ise topsuz oyun ve mental nitelikleri öne çıkan bir yapıya çevirdi. Gosso'nun golün asistini yapmasını sağlayan hücuma katılımı da, Tosiç'in sayısız kez zorladığı Beşiktaş sağ kanadı da hücum-bek karakterinin oyun içi yansımalarıydı. Tamamı dribbling oyuncusu olan, hücum girişimlerine organize bir yapı kazandıramayacak Holosko, Olcay ve Gökhan Töre'ye dinamik performanslarıyla alan bırakmayıp, sert futbollarıyla yıldıran Özgür-Doğa hattıyla Beşiktaş'ın hücum fonksiyonlarının etkinlik kazanmasına izin verilmedi. Maçın erken dakikalarında zaaf gösterseler de, devamında kusursuz oynayan Ahmet ile Ante'nin de Almeida'nın servislerine ket vurmasıyla Beşiktaş'ın yüksek toplarda hakimiyet kazanmasının önüne geçildi ve rakibe tek bir net pozisyon dahi vermeden maçı tamamlandı.

Mehmet Özdilek'in çıktığı 9 maçta 5 galibiyet alması ve yalnızca 2 kez mağlup olması, hele kendisinden önceki dönemde toplanılan puanı göz önüne alınca, muazzam bir başarı. Ancak bu puan başarısını -takdiri eksik etmeden- bir kenara koyup, Metin Diyadin dönemi ve Mehmet Özdilek dönemi arasında bir başka kıyasa girişelim istiyorum.

Hatırlayalım, Özdilek göreve geldiğinde hedef yalnızca ve yalnızca "puan"la sınırlanmıştı. Metin Diyadin'in sezon başlamadan önce verdiği röportajlarda sürekli dile getirdiği göze hoş gelen, ofansif nitelikli futbol da; altyapı oyuncularını sisteme dahil etme uğraşı da o hengamede taşınamayacak birer "yük" halini almıştı. Bu atmosfer içerisinde Mehmet Özdilek pragmatist bir oyun karakteri benimsedi ve Gençlerbirliği'ni topsuz oyun konsantrasyonu çok yüksek, gol yememe öncelikli, hücum arayışı kontralara dayanan bir takım haline dönüştürdü. Gelinen noktada bu kimliğin sonuç verdiği kesin. Öte yandan, Metin Diyadin dönemine kıyasla futbol oynama niyeti törpülenmiş, sonuç uğruna oyun kalitesi heba edilen bir futbol takımına dönüş de net bir şekilde ortada. Öyle ki Metin Diyadin döneminde çıkılan 8 maçta Gençlerbirliği %51.87'lik bir topla oynama ortalaması yakalarken, Mehmet Özdilek'in takımı 8 maçta -Gaziantepspor maçının istatistiklerine ne yazık ki ulaşamadım- %46.12'lik bir oranla topla oynadı. Arada %5.75 gibi ciddi bir fark var. Ligin ilk döneminde oyunun kontrolünü elinde tutan ve maçın büyük bölümünü rakip yarı sahada geçiren takım, teknik direktör değişikliği sonrası kontrolü istemli bir şekilde rakibe bırakan ve oyunu kendi sahasında kabullenen bir yapıya dönüştü. 

Ligin ikinci yarısında cevap arayacağımız soru bu değişimin zaruri hallerin etkisiyle kısa vadeli bir arayış olarak mı tercih edildiği; yoksa uzun vadede de savunma yönünü merkeze alan, oyun içi edilgen bir tutum takınan, hızlı hücumlarla gol arayan bir oyun karakterinin mi benimseneceği üzerine olacak. Şüphesiz ki gönlü, desteklenmesi çok kolay "kazanan takımlar"dan birine değil de, başka değerler üzerinden Gençlerbirliği'ne meyletmiş benim gibiler ligin ikinci yarısıyla birlikte futbolun da yollarını gözleyecek.

 

Facebook Yorumları
Facebook üzerinden yorum var.
Site Yorumları
YORUM YAZ
Adınız:
Yorum:
Okuyucularımızın görüşleri bizim için çok önemlidir.
İçinde küfür, hakaret, tehdit, aşağılama bulunmayan; aynı bilgisayardan farklı isimler ile yazılmayan tüm yorumlar yöneticilerimizin onayından geçtikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.
1
şubuo
29 Aralık 201322:37
"Tosiç'in sayısız kez zorladığı Beşiktaş sağ kanadı" Ciddi misin? Tosic ayakta durmakta zorlanıyordu ama???
ÖZHAN YÜKSEL