Klasspor - Özhan Yüksel - Orta Saha Kabusu yazısı

Site İçi Arama


ORTA SAHA KABUSU

2998 Okunma


Hem İlhan Cavcav hem de Fuat Çapa tarafından Avrupa hedefi keskin bir kararlılıkla ortaya konmuş olsa da, hem bu ikili arasındaki geleceğe yönelik pazarlık sürecinin taraftara dahi yansıyan gerilimi hem de takımın namağlup olduğu yedi maçlık seride tatmin edici bir futbol sergileyememesi nedeniyle, hedefin -taraftarlık gereği- gönüllerdeki arzusunun çok güçlü hissedildiği; fakat objektif bir öngörünün ölçülü olmayı gerektirdiği bir atmosfer vardı Trabzonspor deplasmanı evvelinde.

Konu topsuz oyun olunca miskin kedi Garfield'ı kıskandıracak bir gamsızlık ve umursamazlığa sahip Petroviç, toplu oyun olunca da -1.93'lük boyunun getirdiği tüm fiziksel dezavantajlara rağmen- her çeşit pası çıkartmaya mahir, tekniği son derece yüksek, çok değerli bir sağ ayağı kullanıyor. Mesele hücum organizasyonları olunca sezon başından beri herhangi bir akıl üretemeyen ve Vleminckx geldikten sonra -yan top da değil- dikine uzun toplarla onun yapacağı servisleri paylaşmaktan ibaret doğaçlama bir çaba ortaya koyan takım, bu eksiklikle ve bu eksikliğe gelen Cem Can'ın orta sahaya çekilmesi cevabıyla top kullanımı ve varyasyon üretimi iyice dibi görmüş, oyun aklı iyice sınırlandırılmış bir yapıya dönüştü. Topa sahip olamamanın hücum fonksiyonlarına ket vuran aşikar bir tarafı olduğu gibi; aynı zamanda rakibin ofansif hamlelerine karşılık verme zorunluluğundan ortaya çıkan, zihinsel ve fiziksel bir çaba ile yorgunluğu beraberinde getiren, çift yönlü zarara yol açan bir hali var. Bizim de hem bu top tutamama problemimiz hem de top kayıpları sonrası orta sahada iyi yerleşememiz nedeniyle, gol öncesinde pek çok kez hızlı Trabzonspor akınına maruz kaldık. Golü yedikten sonraysa Trabzonspor'un kendi alanına çekilmesi ve bizim maça başlamamız gereken onbiri Kerim-Jimmy değişikliyle bulmamızla oyunda denge sağlandı.

Dünya futbolunda yaygın kullanım ve uygulama biçimi olarak, ister 4-4-2 oynayın ister 4-2-3-1, eğer orta sahanızın arka bölümünde iki oyuncu kullanıyorsanız bu oyunculardan biri işin savunma yönüne konsantre, top çalma ve mücadele becerileri yüksek bir önlibero; diğeri ise literatürde "Deep Lying Playmaker" olarak geçen, ortalama düzeyde savunma ve mücadele niteliklerine sahip, ancak asıl farklılığı topu kullanma becerisinde sergileyerek, oyun kurma,  takıma yön verme gibi gereklilikleri sağlamakla yetkin Selçuk İnan gibi, Xabi Alonso gibi oyuncuların eşleştirilmesinden oluşturulur. İki tane safkan önliberoyla maça başlamaktansa; daha maçın en başından, Özgür'ün insanüstü savunma performansına koşulsuz güvenip; onu topu kullanabilme becerisi ve topsuz oyunda da mücadeleden kaçınmayacak bir karaktere sahip Azofeifa'yla tamamlamak tercihine bel bağlasak, atmosfere salınarak israf edilmiş bir 37 dakikadan kurtulabilirdik. Özgür ve Azofeifa'nın orta sahasını oluşturduğu ve sol çizgide heba olan Zec'i, Vleminckx'le harmanlayacak bir 4-4-2 dizilişi de; veya Fuat Hoca'nın formasyon konusundaki muhafazakar tutumunu dikkate alarak, yine 4-2-3-1'e sadık kalacağımız, ancak Azofeifa'nın boşaltacağı alana Jimmy'yi yerleştireceğimiz tercihler bütünü de bizi topu kovalamaktansa; topu -eldeki şartlar ölçüsünde maksimizasyon sağlanmış şekliyle- kullanan takım kimliğine büründürebilirdi.

Trabzonspor'un oyunu daha geride kabul etme tercihini unutmadan, 37.dakikadan önceki Gençlerbirliği'yle, 37.dakikadan sonraki Gençlerbirliği arasındaki temel farkı anlamamızı sağlayacak başat dinamik de bu orta sahaya verilen biçimle alakalıydı.

İkinci yarıdaysa ilk yarıya oranla daha hevesli, topla oynama oranı daha yüksek; ancak kanat hücumcularından sıfır verim alması nedeniyle üretkenlikten uzak, inandırıcı olmadan hücum etmeye çalışan bir Gençlerbirliği vardı. Kötü futbol oynayan bir rakibe karşı, rakipten çok daha kötü oynayarak hakedilmiş bir yenilgi alındı.

Başkan'ından teknik direktörüne, futbolcusundan taraftarına herkesin aklında bir Avrupa yolculuğu yatmakta. Bu ümidin doğrudan rakiplerle girişilecek mücadelelerde saklı olması da bizim aktif katılım içinde bulunacağımız bir sürece kapı açıyor. Ancak, bu takımın nicel bağlamda başarı eşiğini geçtiğini düşünerek, benim şahsi arzum -sezon içinde çok nadir gerçekleşmesinden mütevellit- 19 Mayıs Stadı'nın tribünlerine veya Beer Bus masalarına oturduğumda keyif aldığım bir 90 dakika serüvenine çıkabilmek. Çünkü puan toplama konusunda ne kadar başarılı olursa olsun, taraftara keyif verme hususunda çok büyük hayalkırıklığı yaratagelen bir takımdı oldu bu sezon Gençlerbirliği.

Facebook Yorumları
Facebook üzerinden yorum var.
Site Yorumları
YORUM YAZ
Adınız:
Yorum:
Okuyucularımızın görüşleri bizim için çok önemlidir.
İçinde küfür, hakaret, tehdit, aşağılama bulunmayan; aynı bilgisayardan farklı isimler ile yazılmayan tüm yorumlar yöneticilerimizin onayından geçtikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.
ÖZHAN YÜKSEL