Klasspor - Orhan Kemal Erkılıç - Bir değerdir Hacettepe yazısı

Site İçi Arama


BİR DEĞERDİR HACETTEPE

3705 Okunma


1941 yılında kurulduğunda, hastanenin akademisyenleri ile mahallenin ‘meşhur’ kabadayıları aynı forma altında mücadele ediyordu; Hacettepe Spor Kulübü’nde...

Başkentin en hareketli, en çok hikayesi olan mahallesi tarihinin belki de en zor dönemlerinden birini yaşıyordu. Tartışmaların yaşandığı büyüyen şehirde, dört bir yandan farklı sesler yükseliyordu... Ancak sporun birleştirici gücü yıllar önce ‘Eskitepe’ ya da ‘Erzurum Mahallesi’ diye de anılan Hacettepe sakinlerini birleştiriyor, sanki bir direnişin simgesi oluyordu. O mahallenin kaderini değiştiren, şehre zenginlik katan bir kulüp Hacettepe. 1936 yılında Hacettepe Parkı yapılmış. Zamanla vakit geçirmek için başka semtlerden gelenlerle yaşanan tartışmalarda silah sesleri duyulmaya başlanınca kenti yönetenler devreye giriyor ve Hacettepespor için ilk adımlar atılıyor. Gençlerbirliği’nden tüzük alınan kulübü Fahri Kabadayı, Ali Rıza Uluçam, Reşat Önen ‘kelle Reşat’, Abdülkadir Ertaç, Suat Kıymir ve Adil Özen kuruyor. İlk renk ‘yeşil-beyaz’ olsun deniyor ancak Ankara Karması’nın kullandığı renkler yerine mor-beyaz seçiliyor. 1941’in mayıs ayında kurulan kulüp, 1945 yılında ise tescil ediliyor.

ilk maçını kazandı

Çankaya ile ilk maçına 19 Mayıs Stadı’nda çıkan Hacettepe mücadeleyi 2-1 kazanıyordu. Yıllar içinde hızla kentte daha fazla ilgi görüyor, takımın performansı da giderek artıyordu. 1957-58 sezonunda Ankara Profesyonel Lig şampiyonluğuna ulaşırken dönemin önemli isimlerinden İhsan Doğramacı, tarihi bir söz ediyordu Ankara’nın ‘mor-menekşeli’ takımı için: “Hacettepe’yi, 
Arsenal yapacağım!”

Havası artan Hacettepe için 19 Mayıs Stadyumu’nda tarihi anlar yaşanıyordu süreç içinde... Gazeteci Ali İnandım’ın başkent tarihine ışık tutan dizi söyleşilerinden birinde Prof. Dr. Kerim Ümit Ünsal, Hacettepe tribünleri ile ilgili anısında şöyle demişti:

Bir tribün öyküsü...

“19 Mayıs Stadı’nda, kapalının karşısı ‘Maraton Tribünü’dür. Paraşütçülerin atlama yeri vardı, maçlar dışında paraşüt eğitimi yapılırdı. Atladıkları kulenin adı Maraton Kulesi’ydi. Tribün, adını oradan almıştır. Maraton olduğu gibi kadınlı kızlı, Hacettepeliler’indi. Şöyle ilginç bir şey anlatayım: Şimdi Hacettepeliler’in elinde evcil güvercinler var. O zaman radyo, telefon falan yok doğru dürüst. Güvercinler alıştırılmış; maç üzerinde topluca bir tur atar, yuvalarına giderler. Bu maç kazanıldı demek. Onları görünce mahallede masalar kurulmaya başlanır, içkiler açılır, yollara davul zurnalar çıkar, büyük bir tezahüratla takımı karşılamaya hazırlanırlardı. Mahallede, topluca, tam bir şenlik yaşanırdı. O sesleri, Mebusevleri’nden duyardık biz. Güvercinler görünmezse mağlup olduğu anlaşılırdı. Bu sefer de takımın ileri gelenleri, suratları iki karış, takımla ve bir kısım taraftarla beraber, Ulus’ta, Posta Caddesi’ndeki meyhanelerde, tektekçilerde “Vay hakem taraf tuttu” falan diye küp gibi içer, maçın acısını çıkarırlardı.”

Bazı karşalaşmalarda ise Kabadayı Mehmet, Karagöz Kemal ve Sarı Veli gibi mahallenin ünlü kabadayıları, memnun kalmadıkları maçlarda rakip taraftarların yanına gidip racon kesermiş.

Bir semtin kaderini değiştiren futbol kulübü, zaman içinde pek çok önemli başarı yakaladı yeşil sahada. Gençlerbirliği’nin Efsane Başkanı İlhan Cavcav’ın eli değince de sınıf atladı, başkentli gençlere yol açan bir kulüp oldu.

Ancak bir zaman sonra o mor menekşe’nin parlaklığı azaldı, solmaya başladı. Gençlerbirliği’ne altyapı görevini görse de bugün 2. Lig Beyaz Grup’ta mücadelesine devam ediyor. Neredeyse ‘birinin başına yıkılacak’ havası olan Cebeci Stadı, maçlarına ev sahipliği yapıyor. Kulübün başında iyi bir yönetici Arif Ölmez, teknik direktörlük koltuğunda ise tecrübeli Mustafa Kaplan var. Hacettepe, bugün yalnızca yabancı ordusuna dönen Gençlerbirliği’ne değil Türk futboluna da yetenekler kazandırıyor.

İnternet sitesi olmalı

Son haftalarda çıkışa geçen Ankara’nın bu özel takımını yazmak istedim. İsmiyle ve önemiyle spor tarihinde yerini almış Hacettepe; daha fazla sporcu kazandıracak imkan ve daha fazla ilgi hak ediyor. Ayrıca kulübün kaliteli bir de internet sitesi de olmalı diye düşünüyorum.

Facebook Yorumları
Facebook üzerinden yorum var.
Site Yorumları
YORUM YAZ
Adınız:
Yorum:
Okuyucularımızın görüşleri bizim için çok önemlidir.
İçinde küfür, hakaret, tehdit, aşağılama bulunmayan; aynı bilgisayardan farklı isimler ile yazılmayan tüm yorumlar yöneticilerimizin onayından geçtikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.
10
Abdurahman Kirmizi
31 Aralık 201702:04
Hangimizin Babasi Hacettepeli degildiki?? Hastane mazeret oldu Turkiyenin kabadayi fabrikasini ortadan kaldirdi Devlet basedemeyince. 80 lerin 90 larin ortasina erismis buyukler hala anlatir Hacettepeyi. Ankarayi Ankara yapan seyleri tek tek yitirdik zaten.
9
Koroma
30 Aralık 201710:26
Ankara futbolunun katli Cavcav soy isimli bir adamin Genclerbirligini satin almasiyla basladi bunuda unutmayin. Ankaragucunu yok etme cabalari Cavcavin buyuk HAYALI olan Ankaragucu tribununu Genclerbirligine cekmek ve Turk futbolunda ses getirip buyuk paralar kazanmakti. O zamanlar Ankaragucu seyircisi Genclerbirligi , Demirspor demez her maca giderdi ayni gun iki mac ustuste oynanirdi. Bunu firsat bildi Ankaragucunu silme girisimleri hic bitmedi. Cemal denen keneyide Ankaragucunun basina saran Cavcavdir. Ama Allahin adaleti var simdi o baskente ihanet ters donuste Ankaragucu dirilirken kendisiyle ayaga kalkan Genclerbirligi bu haliyle tekrar yok olusa dogru gidiyor.
8
GB
29 Aralık 201721:11
Hacettepe Hastanesi'nin gelmesi ile hem Hacettepeyi kaybettik, hem de o güzel insanlar Ankara'nın her tarafına dağıldılar. Rahmetli eniştem doğuştan Hacettepeli idi. Bahçelievlere taşınmasına rağmen o semti ölene kadar unutamadı. Kulübü Keçiören'e taşıyanlara da çok dua (!) etti.
7
Hacettepeli
29 Aralık 201706:38
Yazınızın bir bölümünü kınıyorum.. Öncelikle bahsettiğiniz hastane akademisyenleri ile asla aynı formayı terletmedik ! O hastane hem mahallemizin hem Hacettepemizin katili oldu. Bugün Gençlerbirliği altyapısı gören 2001 yılında hacettepe adını alan kulüp asla ve asla benim şanlı Hacettepem değildir bilakis adının yaşaması için ilhan başkan tarafından kullanılmıştır ( ilhan başkan çok zeki bir adam güzel hamle ama tutmadı ) adı sanı renkleri herşeyi sahte olan hiç bir başarısı ve kültürü olmayan keçiörengücü kulübünÜN İNŞALLAH tekrar Hacettepe ismine kavuşması ve eski günlerine dönmesi dileğiyle... bu hicran son bulmalıdır...
6
Fatih
26 Aralık 201715:37
Ah sahipsiz Ankaram ahh... Ankaragücü , Gençlerbirliği ve Hacettepe bu şehrin 3 büyükleriydi. Katlettiler Ankara futbolunu.. Umarım Hacettepe için herşey daha güzel olur bundan sonra. Öncellikle Melihin keçiörengücüne çevirdiği takımı Hacettepe Gençlik ve Spor kulübü yapmak ardından kaliteli bir internet sitesi kurmak , bir store açmak. Efsane Hacettepe ye hakettiği değer verilmelidir. Buna hayal denebilir ancak imkansız bir hayal değil...
5
GB
25 Aralık 201715:43
Serkan Güngördü'ye aynen katılıyorum. Benim söylemeye dilim varmayan her şeyi söylediği için teşekkür ediyorum. O yılları yaşamış bir kişi olarak içimizde bir hicrandır. Hiçbir başkent bu kadar ihaneti birarada yaşamamıştır !
4
Serkan Güngördü
25 Aralık 201709:35
1941 yılında hacettepe hastanesi yoktu. 60ların sonunda hastane yapımı için mahalle yıkıldı, bu yıkım hacettepe'yi ligde tutan asıl güç, "mahalleli" kültürüne büyük darbe vurdu ve bu darbenin etkisiyle hacettepe güç kaybederek önce küme düştü, ardından da 90lı yıllarda melih gökçek'in keçiörengücü'ne dönüştürüldü. yani böyle bir birliktelik yok, hastane geldi ve hacettepe bitti. Kulübü arsenal yapacağım diyen ihsan doğramacı ile keçiörengücü'ne çeviren melih gökçek, aslında hacettepe gençlik spor kulübü'nün katilleridir.
3
GB
22 Aralık 201710:44
İlk cümle için bir düzeltme yapalım. 1941 yılında Hacettepe kurulduğunda hastane yoktu. Hastanenin başlangıcı 1954 tür. Yani o tarihlerde akademisyen yoktu.
2
Mehmet
21 Aralık 201717:02
Sadece kaliteli internet sitesi değil mazisiyle Hacettepe Hacettepe dir. Hacettepespor DEĞİLDİR...
1
ANADOL
21 Aralık 201711:46
şimdiki hacettepe keçiören gücüyle hülle yapsa daha sonra gerçek hacettepeye geri dönse güzel olmazmı,bunun gerçekleşmesi için illaki bir yol vardır diye düşünüyorum.
ORHAN KEMAL ERKILIÇ



Yazarın Diğer Yazıları