Klasspor - Orhan Kemal Erkılıç - Başkentin Beklentisi yazısı

Site İçi Arama


BAŞKENTİN BEKLENTİSİ

3471 Okunma


Spor Toto Süper Lig, 29 Ağustos Cuma akşamı başlıyor. Tüm takımlar hazırlıklarını tamamladı, bazı eksik bölgeleri için de son transferleri yapmaya çalışıyor. İstanbul’da ve Anadolu’nun pek çok şehrinde büyük bir heyecan var.

Son şampiyon Fenerbahçe’de İsmail Kartal ve Diego nasıl bir etki yapacak? Cesare Prandelli’nin Galatasaray’ı, 4. yıldız için etkili bir performans sergileyecek mi? Stadı yetişmese de Demba Ba ile heyecan veren Beşiktaş, şampiyonluk hasretine son verecek mi? Transferde rüya bir dönem geçiren Trabzonspor, nasıl bir fırtına estirecek? Şenol Güneş ile şampiyonluk şarkısı söyleyen Bursaspor, neler yapacak? Eskişehirspor, Sivasspor, Çaykur Rizespor, Gaziantepspor, Torku Konyaspor, Mersin İY, K. Karabükspor, K. Erciyesspor, Kasımpaşa, Başakşehir, Akhisar ve Balıkesir, heyecan içinde şehriyle bütünleşmiş durumda topun santraya konmasını bekliyor. Başkentte ise durum biraz farklı…

Basın tribününde duayenlerle maç keyfi

Önce eskilere gidelim... Babamın elimden tutup gittiğimiz 19 Mayıs Stadyumu’nda yer bulmakta zorlanılan o günlere… Tribünlerin ‘Necdet Abisi’, takımın performansının düştüğü bir anda ayağa kalkar, ‘Haydi Gençler’ diye bağırırdı. Sonra herkes ayağa kalkar, önce Necdet Özkazancı’yı alkışlar, ardından da takımını ateşleyen tezahüratlara başlardı.

Gel zaman git zaman Türk futbolunda bir ‘okul’ vazifesi gören Gençlerbirliği, büyük yıldızlar yetiştirdi. Önemli yabancı futbolcular geldi gitti. Avrupa’da ses getiren zaferlere imza attı. Sonra; sonra bir gün eskiyen, soğuk 19 Mayıs’ın tribünleri boş kalmaya başladı. Hatta kırmızı-karalar, kendi sahasında deplasman takımına düştü.

Aklımdaki soru işaretleri

Bu takım başkan İlhan Cavcav’a çok şey borçlu, Cavcav’da Gençlerbirliği’ne. Ama en önemlisi, örnek taraftarıyla, akıllara durgunluk veren zeki tezahüratlarıyla, taraftarına ve bu şehre Gençlerbirliği’nin pek çok borcu var. Bu borç nasıl ödenir? Kazanılacak başarılar ve kupalarla. Avrupa kupalarına katılmakla. Yani başkentin beklentisi var.

Mehmet Özdilek ile çok iyi bir hava yakalamıştı Gençlerbirliği, olmadı… Nedenleri tartışılır. Özdilek, bu şehre hava katacak bir isimdi. Sonra Kemal Özdeş geldi. İlk idmanından sonra o da gönderildi. Oysa ilk açıklaması beni mutlu etmişti, “Gençlerbirliği Avrupa kupalarına katılmak için mücadele edecek.” Şimdi kulübü bilen bir teknik adam var; Mustafa Kaplan. Bu işi olur mu? Aklımda büyük bir soru işareti var. TSYD Kupası’nda umalım da gerekli dersler çıkarılmış olsun. Zira rakiplerin güçlendiği bir Spor Toto Süper Lig’de, zor günler kırmızı-karaları bekliyor olabilir…

FUTBOLUN BÜYÜLÜ DÜNYASI

Ayakla oynanılan ilk top oyunlarının MÖ 3000’li yıllarda Asya Hun Devleti’ne kadar uzandığı biliniyor. Çinliler’in ise tıpkı günümüzdeki gibi Hunlar’dan bu oyunu görerek geliştirdiği ve ‘Cuju’ adlı oyunu çıkardığı yine tarih kitaplarında yazan notlar. Hatta Mısır’daki mezarlarda duvar resimlerinde ayakla top oynayan insan figürlerine de rastlanmıştır.

Modern futbol kuralları ise ilk olarak 1863 yılında İngiltere Futbol Federasyonu tarafından sistemleştirilerek, günümüze kadar uğradığı değişikliklerle gelmiştir.

Bugün 200’ün üzerinde ülkede, 250 milyonu aşkın futbolcu tarafından oynanan futbol, dünyadaki en popüler spor dalı.

Ülkemizde ise modern futbol, 19. yüzyılın başlarında oynanmaya başlandı. 1904’te ilk ligimiz ‘Pazar Lig’i kuruldu. 1905 yılında ilk Türk futbol kulübü Galatasaray, 1907’de Fenerbahçe ve 1903’de kurulan ancak futbol branşında 1910’da faaliyetlerine başlayan Beşiktaş Jimnastik Kulübü ile Pazar Ligi’nde Türk futbolcuları sayısında artış oldu.

1908’de II. Meşrutiyet’in ilanı ile futbolda büyük bir gelişim yaşandı. Kulüp ve takım sayısı arttı, gençler arasında da yaygın bir hale geldi futbol. Bu gelişmeler üzerine ikinci ligimiz ‘İstanbul Cuma Ligi’ kuruldu. 31 Ağustos 1910’da kurulan Altınörs İdmanyurdu ve Turan Sanatkarangücü’nün birleşmesiyle kurulan takım da Ankara’ya taşınarak, Ankaragücü adını almıştır.

14 Mart 1923’te kurulan Gençlerbirliği ile başkentte de futbol artık yaygın bir hale gelmiştir. 

1923’te Cumhuriyet’in ilanından önce kurulan Türkiye Futbol Federasyonu, aynı yıl 21 Mayıs’ta FIFA üyeliğine kabul edildi. 26 Ekim 1923’te Türkiye Milli Futbol Takımı ilk maçını Romanya ile İstanbul’da oynadı. 1954’te kurulan UEFA (Avrupa Futbol Birliği), 1962 yılında Türkiye’yi bir Avrupa ülkesi olarak üyeliğe kabul ederken, futbol ateşi tüm dünyayı çoktan sarmıştı bile.

Yıllarca bir topun peşinden koşan 22 adamın mücadelesi hem ekranlarda hem de statlarda coşkuya ve heyecana dönüştü. Liglerin bitmesi ya da sezon araları pek çok kişi için çekilmez süreler oldu. Günümüz toplumunda internetin de gelişmesiyle dünyanın her noktasındaki mücadeleler canlı olarak takip edilmeye başlandı. Bahis oyunları ise futbola uzak insanları dahi bu heyecanın içine aldı.

Dünyaya fair-play örneği sergileyen, tertemiz bir sezon dilerken. topun santraya yakıştığı, hakemlerin en doğru anda düdük çaldığı, mücadeleden ıslanan formaların hakkının verildiği, heyecandan tribünlerin ısındığı keyifli bir futbol sezonu olsun herkes için.

Klasspor ailesine de teşekkür ediyor, başarılar diliyorum…

Facebook Yorumları
Facebook üzerinden yorum var.
Site Yorumları
YORUM YAZ
Adınız:
Yorum:
Okuyucularımızın görüşleri bizim için çok önemlidir.
İçinde küfür, hakaret, tehdit, aşağılama bulunmayan; aynı bilgisayardan farklı isimler ile yazılmayan tüm yorumlar yöneticilerimizin onayından geçtikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.
2
Necdet Özkazancı
28 Ağustos 201403:35
Elinize sağlık. "Haydi Gençler!" tezahüratını benimle birlikte anmanız ne güzel! Tribünde benden başkaları tarafından da sıklıkla başlatılıyor bu güzel tezahürat. Onlara da selam olsun.
1
Mursel Ersagun
26 Ağustos 201423:19
Orhan bey duygularimiza tercuman olmussunuz. Elinize, yureginize saglik. Yeni yazilarinizi heyecanla bekliyoruz.
ORHAN KEMAL ERKILIÇ



Yazarın Diğer Yazıları