Site İçi Arama


GÜMÜŞHANE'DEKİ CAN PAZARINDAN SAĞ ÇIKTIK!

2753 Okunma


Ankaragücü’nün Gümüşhanespor ile oynayacağı kritik maçı izlemek için 800 kilometre yolu aşarak Yenişehir Stadyumu’na vardığım andan itibaren gördüklerim, yaşadıklarım adeta başarılı bir gerilim filmini andırıyordu. Bu olayları başkasından duysam abartılı bir anlatım derdim ama ilk dakikasından son dakikasına kadar ölüm tehditleriyle karşı karşıya kaldığımız için maalesef anlatacaklarım gerçektir. Hatta bu yaşananları hatırlayınca bazen bende inanmakta zorluk çekiyorum.

Bu olayların ardından hemen bir yazı kaleme almak istemedim. Herkesin olduğu gibi benim de tansiyonumun düşmesini bekleyip ondan sonra köşe yazısını kaleme almayı daha doğru buldum. Pazar günü maç başlamadan 1,5 saat önce iki dağın arasında yer alan stadyumunun içine girip fotoğraflar çekmeye başladım. 

Gerilim filmi değildi, gerçekti!

Ben gittiğimde çimin üzerinde futbolun oynanacağı alanı belli eden beyaz çizgiler yeni boyanıyor ve köşe bayraklarının yeri belli ediliyordu. Bu anların fotoğrafını çekerken Ankaragücü’nün takım otobüsünü geleceğini düşünerek stadın önüne çıktığımda üzerime doğru bir taşın geldiğini gördüm. O taştan son anda kaçarken 20 metre ileride sopalı adamların olduğunu fark ettim. Ankaragücü taraftarları, oturacağı tribüne yönelecekken taşlar ve sopalar havada uçuştuğunu ve büyük bir arbedenin başladığını gördüm.

Bu büyük kavga, protokol tribünün girişine kadar yansıdı ve üzerime doğru 50 kişilik bir grup yanaşırken ben de stadın içine girmeye çalışıyordum. Tam içeri girerken protokol tribünün kapısına sol diz kapağımı vurdum ve büyük bir acıyla stadın içine kendimi atabildim. Bunca zulüm varken polislerin olayları seyretmesi ise durumun vahimliğini ortaya daha net seriyordu. Stadın içine acılar içinde kendimi atarken o halimi gören sağlık memurları, yanıma gelerek tedaviye ihtiyacın var mıydı diye sordular. Ben de gerek olmadığını söyleyerek bu önemli maçı kaçırmak istemedim. Sol bacağımın ağrısı devam ederken Ankaragücü kafilesinin stada girişini ve maç öncesi yapılan zemin üzerindeki keşiflerini fotoğraf çekerek o anları ölümsüzleştirmeye devam ettim.

Maç başlamaya yakın Ankara’dan gelen yaklaşık 15 kişilik basın mensubu abilerim ve kardeşlerim, stada gelirken ve basın tribününe girerken büyük zorluklar çekti ve ağır ifadelere maruz kaldı. Olaylar daha fazla büyümesin diye bu sözlü sataşmalara cevap vermedik ve hep birlikte basın tribününe girerek maçı izlemeye koyulduk. Basın tribünü ile protokol tribünü iç içeydi ve ne haber yapmaya ne de fotoğraf çekmeye müsait bir alan vardı.

Hakem adalet dağıtamadı

Bu zor şartlarda maçı izlerken sahada ise hakem katliamı yaşanıyordu. Ankaragücü oyuncularına yapılan fauller görmezden gelinirken Gümüşhanespor lehine hiç düşünmeden düdükler çalınıyordu. Orta sahadaki sert müdahaleleri görmezden gelen İzmir bölgesi hakemi Hakan Ceylan, ceza alanının hemen önünde düşürülen Erhan Şentürk’ün pozisyonuna devam diyerek adaletli bir turum sergilemediğini apaçık ortaya koydu. O sıralarda taç kullanacak Ömer Bozan’a iki tane ayakkabı ve telefon atıldı ancak hakem, bunu da görmezden gelerek oyunun devam etmesini istedi.

Bakan Ağbal, Gümüşhanespor atkısıyla maça geldi

Bunca sıkıntı ve problemle maç devam ederken ikinci yarının başlarında stadyumda defalarca tekrar edilen bir anons yağmuru başladı. Bu anonsların yapılması ‘TFF talimatlarına uygun mudur?’ bilmiyorum ama stadyumuna Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın geleceği söylendiği her dakikada büyük bir sevinç çığlıkları yükseldi. Türkiye’deki her vatandaşın Bakanı olan Sayın Ağbal, maç devam ederken stadyumun protokol kapısından değil de stadın farklı bir kapısından girmesi, sahalarda pek rast geldiğimiz bir durum değildi. Gümüşhanespor atkısıyla  ve yaklaşık 50 kişilik koruma ordusuyla bütün tribünleri selamlayarak protokol tribünündeki yerini alan Bakan Ağbal, Gümüşhane Valisi ve milletvekilleri ile maçı izlemeye başladı.

Hakemin şirazesi kaydı!

Bu olayları gören bir hakemin de maçı tarafsız bir biçimde yönetmesi beklenemezdi. Ki o dakikadan sonra şirazesi kaymış bir hakem performansı izledik. Tribünden defalarca koltuklar atılırken protokol tribününden akredite kartı olmayan insanların, Ankaragücü Teknik Direktörü İsmet Taşdemir ve oyuncularına saldırmaya geldiğini gördüğümde ise maçın iptal edileceğini düşündüm ama can güvenliği olmayan bu stattaki maç, 15 dakika durduktan sonra devam ettirildi. Bu maçın o şartlarda devam etmesi, hakemin özgür iradesi sonucunda mı gelişti bilemiyorum. Bu saatten sonra bunu, hakemin vicdanına bırakıyorum!

Ölümden döndüm!

Ben de, bu olayları basın tribününden izliyordum. Hiçbir güvenlik önleminin olmadığı bir yerden maçı izlerken, adamın biri sert ifadeler kullanarak yanıma yaklaştı. Ne dediğini tam olarak anlayamadığım ve akredite kartı olmayan bu kişi, üzerime saldırarak beni basın tribününden aşağıya atmaya çalıştı. Beni merdiven boşluğuna atmak isteyen saldırganın gerçekleştirdiği bu darp karşısında yere düştüm ve önümde duran masalara çarptım. Eğer orada o çalışma masayı olmasaydı şu an ne halde olurdum bilmiyorum. En iyi ihtimalle bu yazıyı kaleme alacak bir sağlığım olmayabilirdi. Bu saldırının ardından iki kaval kemiğimde de ciddi bir ağrı hissettim. (Hatta bu cümleyi yazarken bile bacaklarımın sızıyı devam ediyor) Yürüyecek halim yokken bile bu kişi, bana tekrar saldırmaya kalktı. Tam o sırada TSYD Ankara Şubesi Başkanı sevgili abim Alper Bakırcıgil, beni o girdaptan çıkararak içerideki odaya çekti. Alper abi, o müdahaleyi yapmamış olsaydı şu an belki de yaşamıyor olurdum. Can pazarından çıkmamı sağlayan Alper abiye tekrar teşekkür ediyorum. Oradan tek parça çıkmam, bir mucize ve Allah’ın taktiridir. Bunu açıkça söyleyebilirim. Bunca olay olurken güvenlik güçlerinin bunları izlemesi ise hepimizin içini daha çok acıtan bir olay. 15 kişiyle bir odada mahsur kalırken 155’i aramamız bile fayda vermedi. Saldırgan kılıklı kişiler, o odadan çıkarsak bizi öldüreceğini söyleyerek kapının önünde bekledi. Maçın bitimine yakın oradan ayrıldı ve biz de mahsur kaldığımız yerden çıkabildik.

Maç sonunda da saldırı oldu

Maç sonunda protokol tribününden çıkmak isterken Ankaragücü yönetim ile basın mensupları olarak  ağır küfürlerle karşı karşıya kaldık. Adamın biri, küfür ede ede gelerek bize saldırdı ve yeni bir olayın fitilini ateşledi. 10 metre yanımızda duran polisler, bu kişileri yine izledi. Ayakkabılar, taşlar ve cam parçaları, üzerimize doğru atıldı. Güvenlik güçleri bu olayları izlemeye devam edince bir çember yaparak birbirimizi korumaya başladık. Yaklaşık 1,5 saat orada kaldıktan sonra stadın önünde rahat bir nefes alabildik. Ankaragücü yöneticileri ve basın mensupları bu olayların ardından yaralı bir şekilde Ankara’ya dönmeye çalıştı. Oradan hepimizin sağ çıkması, sadece Allah’ın bir mucizesi olarak açıklanabilir. Ankaragücü Basın Sözcüsü Tuna Yılmaz ve TSYD Ankara yönetim kurulu sekreteri Metiner Erdem’in daveti üzerine, onların bulunduğu araca binip polis eskortu ile şehirden çıkmayı başardık. Eğer orada 5 dakika dursaydım başıma neler geleceğini tahmin bile etmek istemiyorum.

Ankara’nın sahipsiz olmadığı gösterilmelidir

Her anımızın ölüm tehdidi ile geçtiği ve canımızı zor kurtardığımız bu olay zincirlerinin ardından verilecek cezaları ve yapılacak açıklamaları merakla bekliyorum. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı başta olmak üzere 25 ilçe belediyesi başkanı ve 32 Ankara milletvekili, parti fark etmeksizin teker teker Ankaragücü’nü ziyaret edip olaylar hakkında bilgi almalıdır veyahut kınayan mesajlar vermelidir. Ankaralı ve Ankaragüçlülerin oyları ile seçilen bu kişiler, bunların hiçbirini yapamıyorsa oturduğu koltuğu ve görevlerini sorgulamalıdır. 100 bin nüfuslu Gümüşhane, maça Sayın Bakan ile beraber vali ve milletvekilleri getirirken 6 milyonluk Cumhuriyetin Başkenti Ankara’nın en azından sahipsiz olmadığını göstermek için yukarıda belirttiğim bu kişilere büyük görev düşüyor. Ankara’nın siyasi büyükleri bu haftasonu, Ankaragücü’nün kendi evinde oynayacağı Tokatspor maçında protokol tribünündeki yerini alarak yaşadığımız bu zulüm karşısındaki ilk cevabı vermelidir...

Facebook Yorumları
Facebook üzerinden yorum var.
Site Yorumları
YORUM YAZ
Adınız:
Yorum:
Güvenlik
Okuyucularımızın görüşleri bizim için çok önemlidir.
İçinde küfür, hakaret, tehdit, aşağılama bulunmayan; aynı bilgisayardan farklı isimler ile yazılmayan tüm yorumlar yöneticilerimizin onayından geçtikten sonra en kısa sürede yayınlanacaktır.
2
Sivri
16 Şubat 201701:20
Bu kadar cirkeften , rezaletten, kepazelikten sonra Tff Gumushaneyi Kufurlu tezahurat ve sahaya cisim atmak Ankaragucunu ise kufurden dolayi 2 sebeple PFYDK ye sevketmis..Yani bu yazdiklariniz ortada yok, stadda guvenlik sorunu yok, sahaya giren yok, akreditasyon olayi yok, Sahaya giren yuruyen bakan Belediye baskani yok, disarida kavga yok, Ankaragucu otobusune saldiri yok, macta iptali gerektirecek hicbirsey yok..Tarafsiz??? Hakemin ve Mac gozlemcisinin raporlarina bakarak Gumushaneye saha kapatma tarafsiz sahada oynama gerektirecek hicbir sucta yok..Gidip Bunlara EVET VERECEK ADAMIN SEREFIDE YOK.
1
Ankaragüçlü Batıkentli...
15 Şubat 201720:54
Ahmet bey öncelikle çok geçmiş olsun...stadyumdaki ortamı bu hale getirenleri Lanetliyorum. Gümüşhane bu şekilde zorbalıklamı? Şampiyonluk olacakmış.107 yıllık Ankaragücüne böylemi yapılır? Basın emekçilerimize Sevgiler sunuyorum.Bu olayların terör olayından hiç bir farkı Yok...Şerefsizliktir bu üzücü olay....Gururluyuz Güçlüyüz Ankaragüçlüyüz.
AHMET SÜLAK



Yazarın Diğer Yazıları